‘Ücret Bordrosu Geçersizliği’ Cezası Üzerine

1
58

ücret bordrosuBilindiği üzere işverenler/işyeri yetkilileri, SGK Müfettişi ve Sosyal Güvenlik Denetmenleri’ne incelenmek üzere yasal defter ve belgelerini 15 gün içerisinde ibraz etmekle yükümlüdürler.

Kayıt ve belgelerden ücret tediye bordrosu işyeri ile ilgili SGK tarafından yapılan incelemede, mevzuat anlamıyla önemli bir yer teşkil etmektedir.

Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin[1]  105. maddesinde “işverenlerin, SGK’ya verecekleri prim belgesinde yazılı olanları doğrulayıcı nitelikte olmak ve 5510 Sayılı Kanun’un[2] 102’nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin beş numaralı alt bendinde sayılan hususları içerecek şekilde aylık ücret tediye bordrosu düzenlemekle yükümlü” oldukları belirtilmiştir.

5510 sayılı Kanun’un 102’nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin beş numaralı alt bendinde ise “İşverenler tarafından ibraz edilen aylık ücret tediye bordrosunda;

·         İşyerinin sicil numarası,
·
         Bordronun ilişkin olduğu ay, 
·
         Sigortalının adı, soyadı, 
·
         Sigortalının sosyal güvenlik sicil numarası,
·
         Ücret ödenen gün sayısı, 
·
         Sigortalının ücreti,

–         Ödenen ücret tutarı ve ücretin alındığına dair sigortalının imzasının bulunması zorunlu olduğu açıklanmıştır.

Belirtilen unsurlardan herhangi birini ihtiva etmeyen (imza şartı yönünden makbuz mukabilinde veya banka kanalıyla yapılan ödemeler hariç) ücret tediye bordroları geçerli sayılmıyor ve her bir geçersiz ücret tediye bordrosu için aylık asgari ücretin yarısı tutarında, idari para cezası uygulanmaktadır.

Ücret bordrolarının SGK tarafından çeşitli şekillerde incelemesi söz konusu olsa da, incelemeler genellikle kayıt dışı çalışmalarının tespitine yönelik olmaktadır. Kayıt dışı çalışma kişinin hiç sigortalı bildirilmemesi şeklinde olabileceği gibi, bildirimi yapılan kişinin ücret ve prime esas günlerinin eksik gösterilmesi şeklinde de olmaktadır. Bu açıdan bakıldığında Kanun’da belirtilen hususların ücret bordrosunda her ne kadar bulunması zorunlu olsa da, inceleme yönünden işçiyi ve işvereni bağlayacak en önemli başlık ücret bordrolarında çalışanların imzalarını bulunup bulunmadığıdır. 10 ve daha üzeri işçi çalıştıran işyerlerinde ücretlerin bankadan ödenmesi söz konusu olduğundan veya ücretlerin makbuz karşılığında ödenmesi durumunda bordroları geçerli sayılmaktadır.

İşyeri kayıt ve belgelerinin incelenmesi sırasında, söz konusu ücret bordrolarının neleri ihtiva edeceği yasada açık ve net olarak sayılmasına rağmen, yasada belirtilen hususlara riayet edilmediğinden işverenler gereksiz cezalarla karşı karşıya gelmektedir. Her ne kadar bu konuda işverenlere, defter tutanlara incelemeler sırasında rehberlikler edilse de maalesef SGK ile uyumlu olmayan bilgisayar programları incelemesi yapılanları zor duruma sokmaktadır. Bu konuda işyeri defter ve belge tutma yükümlülüğü bulunan muhasebeci ve mali müşavirlerin daha dikkatli olmaları gerekmektedir.

SGK açısından konu değerlendirilecek olursa; ücret bordroları her ne kadar işverenin işyerinde çalışan işçilerin aylık ücret detaylarını gösterse de yasal defterin dayanağı belge niteliğindedir. Dolayısıyla cezaların amacı ne kadar caydırıcılık olsa da ücret bordrolarının 5510 sayılı yasanın 102’nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin beş numaralı alt bendinde belirtilen hususlardan herhangi birini içermiyor diye aylık asgari ücretin yarısı tutarında ceza uygulanmasının biraz fazla olduğu kanaatindeyiz. Nihayetinde cezanın muhakkak önerilmesi gerekiyor ise de, bunun daha asgari tutarlar üzerinden uygulanması gerekmektedir. Çünkü işçi çalıştıran bütün işverenler ücret tediye bordrosu, ücret hesap pusulası tutmaktadır. Bu bordro ve pusulada kayıtlı bütün hesaplar aynı zamanda işyeri yasal defteri ile de çoğunlukla mutabıktır. Hal böyle iken incelemenin asıl amacı ile ilgili her şey yasal olup örneğin bordronun bilgisayardan dökümü sırasında işyeri sicil numarası sehven işlenmemiş diye uygulanan ceza işverenleri yıpratmaktadır.

Bu konuda belirteceğimiz son husus ücret bordrosu, ücret hesap pusulası 5510, 4857 ve 213 sayılı Kanunlar çerçevesinde incelenmektedir. Ancak söz konusu Kanunlarda da bordronun ne şekilde tutulacağına yönelik farklılıklar söz konusudur. İşveren SGK’ya kayıt belgelerini sunarken 5510 sayılı yasaya göre ücret bordrolarının imzalı olması gerekiyor (imza şartı yönünden makbuz mukabilinde veya banka kanalıyla yapılan ödemeler hariç). Bölge Çalışma Müdürlükleri’ne kayıt belgelerini sunarken ücret hesap pusulalarında işçi imzasının bulunması gerekmiyor. Vergi Usul Kanunu açısından incelemeye sunacaksa bordrolarda imzaların olması gerekiyor.

İşte, farklı kanunlardaki farklı uygulamalar işverenleri zor durumda bıraktığından ya söz konusu kanunlarda ortak bir uygulama belirlenmeli ya da en azından uygulanan cezalarda biraz indirime gidilmesinin doğru olacağı kanaatindeyiz. Firma yetkililerine de buradan söyleyeceğimiz şey; hangi kanun yönünden olursa olsun imkanlar dahilinde aldıkları ücretleri gösteren ücret bordrosu ve ücret hesap pusulalarını çalışanlara mutlaka imzalatmalıdırlar. Böylelikle gerek yazımızda izah edildiği şekilde işverenlere idari incelemelerde kolaylık ve rahatlık sağlanmış olacak gerekse de dava konusu olan olaylarda da bu durum işyeri lehine durum teşkil etmiş olacaktır.

Not: Makalede yer alan görüşler ve öneriler yazarına ait olup çalıştığı Kurum’u bağlamaz ve yazarın çalıştığı Kurumla ilişkilendirilemez.

Kaynak: Bu makale MuhasebeTR.Com adresinde yayınlanmıştır.


[1] 12.05.2010  tarih  27579 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

[2] 16.06.2006 tarih 26200 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

 

1 Yorum

  1. ücret bordrosu cezasının uygulanmasında, keşke yazarımız üst sınırın olup olmadığı veya uygulanması konusunda da açıklama yazsaydı, zira üst sınır konusu tartışılan bir konu, yazıda üst sınırdan bahsedilmemesi ciddi bir eksikliktir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz