Şirket ortaklarının sigorta mağduriyeti

0
42

 

Okurumuz soruyor: “Osman Bey, ben bir şirketin yönetim kurulu üyesiyim. Şirketimizin İstanbul ilinde birçok şubesi mevcuttur. Şirketimizde SSK kapsamında sigortalıyım. Bu hakkım devam ederken, işimizin gereği şirketimizin bir başka şubesinden sigortalılığımı başlattım. Ancak hiçbir şekilde sigorta boşluğu oluşmadı. Yani bir işyerinden işten çıkış verdiler, ertesi gün şirketimizin diğer şubesinden işe girişim yapıldı. Fakat SGK bu durumdan ötürü beni SSK kapsamından çıkarıp, Bağ-Kur kapsamına almış. Bu durum benim emekliliğimde bana olumsuz yansıyacak. Her yere gittim ama derdimi anlatamıyorum, hep olumsuz cevap veriyorlar. Köşenizde benim durumumda da olan diğer kişiler adına, mağduriyetimizi gündeme getirirseniz memnun oluruz.” (İsmi Saklı)

Okurumuzun da başına gelen ve özellikle şirket ortağı olupta işyerinde 4/a (Eski SSK) sigortalısı olan kişilerin, Bağ-Kur statüsüne alınıp ilerde başlarının ağrımaması için bu yazımızı dikkatle okumasında yarar vardır.

SGK hak ve yükümlülükleri açısından 01.10.2008 tarihi milat niteliği taşımaktadır. Sigorta durumunuzun bu tarihten önce veya sonra olması sizleri inanılmaz etkilemektedir. 01.10.2008 tarihinden önce şirket ortakları kendi işyerlerinden sigortalı (4/a) olabilmekteydi, 01.10.2008 tarihinden sonra ise artık şirket ortakları kendi işyerlerinden sigortalı (4/a) bildirilememektedirler. Yani 01.10.2008 tarihinden sonra, şirket ortağı olan kişiler ancak “başka bir işyerinde hizmet akdi ile çalışmak” kaydıyla sigortalı olabilmektedirler.

Ancak 01.10.2008 tarihinden önce kendi işyerinden sigortalı (4/a) olanlar için yeni yasa ile birlikte bir hak getirildi. Buna göre 01.10.2008 tarihinden önce kendi şirketlerinden 4/a’lı (SSK) olarak sigortalı olan kişilerin, 01.10.2008 tarihinden sonra da çalışmaları devam ederse, bu çalışmaları kesintiye uğrayıncaya kadar 4/a kapsamında sigortalılıkları devam etmektedir. Örneğin kendi şirketinden 01.06.2006 tarihinde SSK kapsamında (4/a) sigortalı olan bir ortağın, 01.10.2008 tarihinden sonra da şirkette aynı kapsamda çalışması devam ettiği takdirde, SGK onu yeni yasa (5510 sayılı Kanun) kapsamında değerlendirip 4/b (Eski Bağ-Kur) statüsüne dahil etmeyecektir. Ancak kişinin 10.10.2009 tarihinde SSK’dan çıkışı verildiğinde, 15.10.2009 tarihinde aynı işyerinden tekrar SSK’lı olarak sigortalı olma hakkı ortadan kalkacak ve 4/b (Eski Bağ-Kur) kapsamında sigortalı olacaktır.

Hal böyle iken işlerinin niteliği gereği; şirketlerini taşıyan, şube değişikliği vb. işlemleri yapan işyerlerinden sigortalı bildirilen kişilerin, işyerleri başka bir Sosyal Güvenlik Merkezi’nin alanına girdiğinde bildirim yapılacak dosya numarası da değiştiğinden, şirket ortaklarının sanki çalışmaları kesintiye uğramış gibi Bağ-Kur kapsamına alındıkları görülmektedir. Soruyu soran okurumuzun da durumu aynı… Yani şirketinin merkez adresinden aynı şirketin şube adresine sigortalılığını taşıması, sigortaya hiç ara vermemiş bile olsa okurumuzu 4/a sigortalılığından 4/b sigortalılığı statüsüne dahil etmiştir. Bu durumda da benzer durumda olan kişiler gerçekten çok büyük hak kayıplarına uğramaktadırlar.

Hiçbir şekilde sigortalılığa ara vermeden (yani aynı gün bir yerden işten çıkış işleminin yapılarak diğer şubeden ertesi gün işe giriş işleminin yapılması), aynı şirket bünyesinde çalışan ortakların, kendilerine sağlanan bu haktan “sigortalılığınız kesintiye uğradı” denilerek hak kaybına uğratılması tabii ki kabul edilemez bir durumdur. Hatta 2009/37 sayılı SGK Genelgesi hizmetlerin kesintiye uğramasını “en az bir gün sigortalılığa ara vermek” olarak açıklayarak, kesintinin SGK açısından tanımını da ortaya koymaktadır. Örneğin 01.02.2013 tarihinde A şubesinden işten çıkış işleminin yapılarak, 02.02.2013 tarihinde B şubesinden işe girişi yapılan bir kişinin SGK Genelgesine göre hizmetlerinin kesintiye uğramadığı açıktır. Ancak uygulamada okurumuzun başına gelen durum gibi, “hizmetler kesintiye uğradı” diye, şirket ortakları ile ilgili işlem yapılmaktadır.

İşin daha da vahim tarafı, mevcut uygulama ile şirketlere üstü kapalı olarak; hakkınızı kaybetmek istemiyorsanız yangın, deprem, sel vb. ne olursa olsun işyerini taşımayacaksın, şubelerini kapamayacaksın, aynı şirketin diğer biriminde çalışmayacaksın denilmektedir. Çünkü aksi durumda bir kişinin emekliliği belki 10 yıl etkilenmektedir. Sizlerde aynı kapsamda iseniz, SGK tarafından uygulamaya yönelik bir yazı yayımlanıncaya kadar sakın ha sakın işten çıkış işlemi vermeyiniz.

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun bu mağduriyetlere “dur” deme adına en kısa sürede uygulamaya yönelik düzenleme yapması, kişilerin hak kaybının önüne geçeceği gibi aynı zamanda Kurum aleyhine açılacak ve Kurumu zarara sokacak bir sürü yargı masrafından kurtaracaktır.

Not: Emeklilik hesaplatmak isteyen okurlarımız T.C kimlik numaralarını, doğum tarihlerini, nüfusa kayıtlı oldukları ili ve kimliklerinde cilt numarasını yazdıkları takdirde hizmetlerini görebilme olanağımız söz konusu olmaktadır. Bunun yanında herhangi bir özür durumunun olup olmadığı, hizmet borçlanması yapılıp yapılmadığı gibi ayrıntıları da bize belirtmeniz hesaplamanın sağlıklı yapılması için önemlidir. Sorularınız eksiksiz olduğu sürece bu köşeden sırasıyla cevaplandırılmaya çalışılacaktır.

Osman ÖZBOLAT

İletişim: osmanozpolat@gmail.com

twitter.com/osozbolat

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz