Sigortalının Çalışması Halinde Bağlanan Gelir Kesilir mi?

0
40

sosyal güvenlikI- GİRİŞ

5510 sayılı “Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’ndaki” ifadesiyle ‘sürekli iş göremezlik geliri’ iş kazası veya meslek hastalığı halinde sigortalıya veya ölümü halinde hak sahiplerine yapılan sürekli bir ödeme çeşididir. İş kazası ve meslek hastalığı sigortası kısa vadeli sigorta kolları arasında yer alır. Bir veya birkaç işverene hizmet akdi ile bağlı olarak çalışanlar (SSK) için daha önceden de uygulanmakta olan iş kazası ve meslek hastalığı sigortası, kendi nam ve hesabına bağımsız olarak çalışanlar için (Bağ-Kur) 2008 yılı Ekim ayı başında yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunla getirilen yeni bir uygulamadır. [1]

Sürekli iş göremezlik geliri, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurum tarafından yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporları istinaden Kurum sağlık kurulunca meslekte kazanma gücünü en az % 10 oranında kaybetmiş olduğu tespit edilen sigortalıya bağlanır.

II- GELİRİN BAŞLANGICI, HESAPLANMASI, KONTROL VE MUAYENE İŞLEMLERİ

İş kazası veya meslek hastalığı sonucu geçici iş göremezlik durumuna girmiş olan sigortalının bu sürenin sonunda meslek kazanma gücünü en az %10 oranında kaybetmiş olduğuna karar verilirse bu durumda sürekli iş göremezlik geliri; geçici iş göremezlik ödeneğinin sona erdiği tarihi takip eden aybaşından itibaren başlatılır. Meydana gelen iş kazası veya meslek hastalığı sonucu doğrudan sürekli iş göremezlik durumuna girilmişse buna ait Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporun tarihini takip eden aybaşından itibaren sürekli iş göremezlik geliri başlatılarak ödenecektir.

Sürekli iş göremezlik geliri, sigortalının mesleğinde kazanma gücünü ne oranda kaybetmiş olduğuna bakılarak hesaplanır. Sürekli tam iş göremezlikte sigortalıya 5510 sayılı Kanuna göre hesaplanacak aylık kazancının %70’i oranında bir gelir bağlanır. Sürekli tam iş göremezlik durumunda ise bağlanacak gelir, tam iş göremezlik geliri gibi hesaplanacak, bunun iş göremezlik derecesi oranındaki tutarı kendisine ödenecektir. Sigortalı, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç ise gelir bağlama oranı bu kez % 100 olarak uygulanacaktır.

Sürekli iş göremezlik gelirine ilişkin yukarıda belirtilen hesaplamaları şu şekilde formüle edebiliriz;

Tam İş Göremezlikte Gelir= Aylık Kazanç x % 70

Kısmi İş Göremezlikte Gelir= Aylık Kazanç x % 70x Sürekli İş Göremezlik Derecesi

Başkasının Bakımına Muhtaç ise Gelir= A.K x %100xSİGD

İş kazasının meydana geldiği veya meslek hastalığının başladığı tarihte, sigortalının yapmakta olduğu iş sigortalının mesleği sayılır. İş kazası veya meslek hastalığı sonucu meydana gelen arızalar sonucunda, sigortalının meslekte kazanma gücünü ne oranda kaybetmiş olduğu “Meslekte Kazanma Gücü Kayıp Oranı Tespit Cetvellerinde”[2] yer alan cetvellere göre yapılır.

İş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü kayıp oranı, Kurumca[3] yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca düzenlenecek raporlardaki teşhis ve bu teşhise dayanak teşkil eden belgeler, Kurum Sağlık Kurulunca incelenmek suretiyle tespit edilir.

Sigortalının iş kazası sonucu meslekte kazanma gücü kayıp oranının tespitinde esas alınacak sağlık kurulu raporunu düzenlemeye yetkili sağlık hizmet sunucuları; a) Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastaneleri, b) Devlet üniversitesi hastaneleri, c) Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı askeri hastaneler, d) Sigortalıların ikamet ettikleri illerde yukarıda belirtilen hastanelerin bulunmaması durumunda Sağlık Bakanlığı tam teşekküllü hastanelerdir.

Sigortalının meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü kayıp oranının tespitinde esas alınacak sağlık kurulu raporlarını düzenlemeye Ankara, İstanbul veya Zonguldak İlinde bulunan Sağlık Bakanlığı meslek hastalıkları hastaneleri ile Kurumca belirlenecek üniversite hastaneleri yetkili kılınmıştır.

Buradan anlaşılacağı üzere sürekli iş göremezlik gelirinin bağlanmasında meslekte kazanma gücü kayıp oranının belirlenmesi için Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının raporları ve dayanağı tıbbi belgeler dikkate alınmakta ise de bu konuda bağlayıcı karar Kurum Sağlık Kurulunca verilen karardır. Bu açıdan sağlık hizmeti sunucusu tarafından düzenlenen sağlık kurulu raporlarında yer alan çalışma gücü kaybı/maluliyet/özürlülük derecesi gibi oranlar, Kurum Sağlık Kurulu kararlarını bağlayıcı değildir.

III- ÇALIŞMA VEYA FAALİYETE DEVAM EDİLMESİ

5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre sigortalılıkta; (SSK) sigortalılık niteliğini ortaya koyan olgu kişinin bir veya birkaç işverene hizmet akdi bağı ile bağlı olarak çalışması, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalılıkta; (Bağ-Kur) sigortalılık niteliğini ortaya koyan olgu kişinin hizmet akdi ile bağlı olmaksızın kendi nam ve hesabına bağımsız olarak faaliyette bulunmasıdır. Bu durumda 4. maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılan kişi, işyerinde 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendine tabi sigortalı çalıştırması halinde bu Kanun uygulamasına göre işveren, çalıştırmaması halinde ise işyeri sahibi olarak nitelendirilir.

İster 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı (SSK), isterse 4. maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı (Bağ-Kur) olsun 5510 sayılı Kanun’un 22. maddesinde hekim tavsiyesine uyulmaması, kazanın meydana gelmesinde sigortalının ağır kusuru veya kasdi bir hareketinin bulunması, Kurumun yazılı bildirimine rağmen teklif edilen tedavinin kabul edilmemesi hallerinde bağlanan sürekli iş göremezlik gelirlerinden indirim yapılmasına ilişkin durumlardan bahsedilmiştir. Buna göre hekim tavsiyesine uyulmaması halinde kusurun derecesine göre en fazla ¼’üne kadar, sigortalının ağır kusuru halinde kusurun derecesine göre 1/3’üne kadar, sigortalının kasdi bir hareketinin bulunması veya teklif edilen tedaviyi kabul etmemesi halinde ise gelirin yarısının indirilmesi hüküm altına alınmıştır.

5510 sayılı Kanun’un kontrol muayenesi başlıklı 94 üncü maddesinde sürekli iş göremezlik gelirinin azaltılması yanında kesilmesi durumundan da bahsedilmiştir. Sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış olan sigortalılar, malullük durumlarında artma veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç olduğunu ileri sürerek gelirlerinde değişiklik yapılmasını isteyebileceği gibi Kurum’da sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış olan sigortalının kontrol muayenesine tabi tutulmasını isteyebilir.

Sigortalının isteği veya Kurumun talebi üzerine yapılan kontrol muayenesi sonucunda malullük oranın arttığının tespit edilmesi halinde gelir artırılır, malullük oranının azaldığının tespit edilmesi halinde gelir düşürülür, malullük oranının %10’un altına düştüğünün tespit edilmesi halinde ise gelir kesilir. Bunun yanında Kurumun yazılı bildiriminde belirtilen tarihten sonraki ödeme dönemi başına kadar kabul edilir bir özrü olmadığı halde kontrol muayenesini yaptırmayan sigortalının sürekli iş göremezlik geliri kontrol muayenesi için belirtilen tarihten sonraki ödeme dönemi başından itibaren kesilir.

İş kazası veya meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik geliri bağlanan sigortalının, bağlanan bu gelirlerinden indirim yapılması veyahut da gelirin kesilmesine ilişkin 5510 sayılı Kanun’un 22 ve 94. maddelerinde yapılan düzenlemelere bakıldığında hem 4/a bendi kapsamında sigortalılar (SSK), hem de 4/b bendi kapsamında sigortalılar (Bağ-Kur) açısından olsun sigortalılık olgusunu ortaya koyan çalışma veyahut da ticari, serbest meslek, tarımsal faaliyetler gibi gelir getirici faaliyetlerin devam ettirilmesini yasaklayıcı hallerden bahsedilmemiştir.

Nitekim Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 41. maddesinin üçüncü fıkrasında “Sürekli iş göremezlik geliri bağlanabilmesi için, sigortalının çalıştığı işten ayrılması, işyerini kapatması veya devretmesi şartının aranmayacağı” hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda geçirdiği iş kazası veya meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik geliri bağlanan 4/a bendi kapsamındaki sigortalı çalıştığı işyerinden ayrılmadan çalışmasını devam ettirebileceği gibi başka bir işyerinde de çalışmaya başlayabilir. Aynı imkan 4/b bendi kapsamındaki sigortalılar içinde söz konusudur. Yani iş kazası veya meslek hastalığı sonucu kendisine sürekli iş göremezlik geliri bağlanan 4/b bendi kapsamındaki sigortalının, işyerini kapatması veya başka birine devretmesi gibi faaliyetine son verici işlemlerde bulunması zorunluluğu yoktur.

Bilindiği üzere bazı istisnalar dışında iş kazası veya meslek hastalığı sonucu sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanmasında sigortalının meslekte kazanma gücü kayıp oranına, malullük aylığı bağlanmasında ise sigortalının çalışma gücü kayıp oranına bakılarak karar verilir. Malullük aylığı bağlanmış olan sigortalının, bu Kanuna tabi olarak yeniden çalışmaya başlaması halinde, çalışmaya başladığı tarihi takip eden ödeme dönemi başından itibaren malullük aylığı kesilir. Oysa sürekli iş göremezlik gelirinde, malullük aylığından farklı olarak sigortalılık niteliğini gerektiren çalışma veya faaliyetin devam ettirilmesinde herhangi bir sakınca görülmemiştir.

Burada sigortalıya meslekte kazanma gücü kayıp oranına göre gelir bağlandığı için sigortalı çalıştığı mesleğinde kazanma gücünde büyük bir oranda kayba uğramış olsa bile sigortalı o mesleğin dışında farklı alanlarda da çalışabileceği için çalışma gücünde herhangi bir kayba uğramamış ya da malullük oranının altında bir çalışma gücü kaybına uğramış olabilir. Örneğin mankenlik ajansında çalışan bir mankenin, çalıştığı işyerinde geçirdiği bir kaza sonucu yüzünün yanması olayında meslek kazanma gücü kayıp oranı %100 olabileceği halde çalışma gücünde herhangi bir kayıp söz konusu olmayabilir veya çok düşük bir oranda gerçekleşebilir.

Bu açıdan bakıldığında sürekli iş göremezlik gelirini, sigortalının iş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve arızalar nedeniyle mesleğinde uğradığı gelir kayıplarını telafi etmek amacıyla ödenen bir tazminat olarak düşünebiliriz.

5510 sayılı Kanun’un 21. maddesinde yapılan düzenlemeye göre sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış olan sigortalının, yeniden bir iş kazasına uğraması veya yeni bir meslek hastalığına tutulması halinde, meydana gelen arızaların bütünü göz önüne alınarak kendisine, sürekli iş göremezliğini doğuran son iş kazası veya meslek hastalığı sırasındaki kazancı üzerinden gelir bağlanır. Ancak sigortalının son iş kazası veya meslek hastalığı sırasındaki kazancına göre bulunacak geliri, hesaplanan ilk gelirinden az ise sürekli iş göremezlik geliri sigortalının ilk geliri üzerinden hesaplanır. Yapılan bu düzenlemenin de iş kazası veya meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik geliri bağlanan sigortalının, yeniden çalışması veya faaliyetini devam ettirmesinde herhangi bir sakınca bulunmadığını ortaya koyan, hatta bu durumdaki sigortalıların tekrar çalışma hayatında yer almasını teşvik eden bir yaklaşıma sahip olduğu anlaşılmaktadır.

Buna paralel bir düzenleme yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra tekrar çalışmaya başlayanlar için söz konusu olan sosyal güvenlik destek primi uygulamasıdır. 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı olup bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce veya sonra yaşlılık aylığı bağlananlardan tekrar çalışmaya başlayanlar için tercihli bir sistem sunulmuştur. Yaşlılık aylığı bağlananlardan tekrar çalışmaya başlayanlar ya aylıkları kesilip tüm sigorta kollarına tabi olarak çalışabilecekler ya da aylıkları kesilmeksizin sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışabileceklerdir. Oysa iş kazası veya meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik geliri bağlanan sigortalılardan, tekrar çalışmaya başlayan veya faaliyetini devam ettirenlerin sosyal güvenlik destek primine tabi tutulması gibi bir durum söz konusu değildir. Çünkü burada bağlanan sürekli iş göremezlik geliri, yaşlılık aylığında olduğu gibi sigortalının emeklilik statüsüne bir geçişi olarak değerlendirilmemiştir.

IV- SONUÇ

İş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünü en %10 oranında kaybettiği tespit edilen sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanması 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bendine tabi sigortalılar için getirilmiş bir sosyal güvenlik yardımıdır. İş kazası ve meslek hastalığı sigortasından sağlanan bu hak 4/a bendine tabi sigortalılar (SSK) için 2008 yılı Ekim ayı başından önce de mevcut iken 4/b bendine tabi sigortalılar (Bağ-Kur) için 5510 sayılı Kanun ile getirilmiş yeni bir uygulamadır.

İster 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi sigortalılar olsun isterse 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine tabi sigortalılar olsun, bu Kanun’un 22 ve 94. maddelerinde bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinden indirim yapılması ve gelirin kesilmesine ilişkin durumlar arasında sigortalılık niteliğini ortaya koyan çalışma veya faaliyetin devam edilmesi gibi durumlardan bahsedilmemiştir. Nitekim Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 41. maddesinin üçüncü fıkrasında “Sürekli iş göremezlik geliri bağlanabilmesi için, sigortalının çalıştığı işten ayrılması, işyerini kapatması veya devretmesi şartının aranmayacağı” hükmüne yer verilmiştir. Yani sürekli iş göremezlik geliri bağlanan 4/a veya 4/b bendine tabi sigortalının, sigortalılık niteliğini ortaya koyan çalışma veya faaliyetlerini devam ettirmesinde herhangi bir sakınca görülmemiş, bu durumlar gelirin kesilmesi sebepleri olarak görülmemiştir.

Malullük aylığı bağlanan sigortalının tekrar çalışmaya başlaması halinde aylığı kesilmekte, 5510 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önce sigortalı olan veya aylık bağlananlardan çalışmaya başlayanlar için aylıklarının kesilmemesi için sosyal güvenlik destek primi ödenmesi gibi koşullar öngörülmüş iken sürekli iş göremezlik geliri bağlanabilmesi için, sigortalının çalıştığı işten ayrılması, işyerini kapatması veya devretmesi gibi şartlar aranmamıştır.

[1] Bir veya birkaç işveren tarafından hizmet akdine tabi olarak çalışanlar, 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında, kendi nam ve hesabına bağımsız olarak çalışanlar ise 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı olarak sayılmışlardır.

[2] 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği”nin ekinde yayımlanmıştır.

[3] Bu yazıda geçen (Kurum) ibaresi, (Sosyal Güvenlik Kurumu’nu) ifade eder.

Yazar : ‘SÜLEYMAN TUNÇAY’

E-Yaklaşım / Ocak 2013 / Sayı: 241

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz