İşyerinin Devrinde İşçilerin Hakları

2
59

 

I-GİRİŞ:

2821 sayılı Sendikalar Kanunu ile 2822 Sayılı Toplu iş Sözleşmesi ve Grev Kanunu 07.11.2012 tarihinde yürürlüğü giren 6356 sayılı Kanun’un([1]) 81. maddesi ile yürürlülükten kaldırılarak, yerine Kanun koyucu tarafından tek kanun metni halinde 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu çıkarılarak yürürlüğe konmuştur.

Yeni 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 38. maddesinde, işyerinin devri halinde, işçilerin toplu iş sözleşmesinden doğan haklarına yer verilmiştir. Bu makalede, 4857 sayılı Kanun’un 6. maddesinde yer alan işyerinin devri halinde işçilerin hak ve yükümlülükleri ile yeni Sendikalar ve Toplu iş sözleşmesi Kanunu’nun 38. maddesinde yer alan işyeri devrinde toplu iş sözleşmesinden doğan hakların neler olduğu açıklanarak değerlendirilecektir.

II- 4857 SAYILI İŞ KANUNU’NA GÖRE İŞYERİNİN DEVRİNDE İŞÇİLERİN HAKLARI

4857 sayılı Kanun’un İşyerinin veya bir bölümünün devri başlığını taşıyan 6. maddesinde: “İşyeri veya işyerinin bir bölümü hukukî bir işleme dayalı olarak başka birine devredildiğinde, devir tarihinde işyerinde veya bir bölümünde mevcut olan iş sözleşmeleri bütün hak ve borçları ile birlikte devralana geçer.

Devralan işveren, işçinin hizmet süresinin esas alındığı haklarda, işçinin devreden işveren yanında işe başladığı tarihe göre işlem yapmakla yükümlüdür.

Yukarıdaki hükümlere göre devir halinde, devirden önce doğmuş olan ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devralan işveren birlikte sorumludurlar. Ancak bu yükümlülüklerden devreden işverenin sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlıdır.

Tüzel kişiliğin birleşme veya katılma ya da türünün değişmesiyle sona erme halinde birlikte sorumluluk hükümleri uygulanmaz.

Devreden veya devralan işveren iş sözleşmesini sırf işyerinin veya işyerinin bir bölümünün devrinden dolayı feshedemez ve devir işçi yönünden fesih için haklı sebep oluşturmaz. Devreden veya devralan işverenin ekonomik ve teknolojik sebeplerin yahut iş organizasyonu değişikliğinin gerekli kıldığı fesih hakları veya işçi ve işverenlerin haklı sebeplerden derhal fesih hakları saklıdır. 

Yukarıdaki hükümler, iflas dolayısıyla malvarlığının tasfiyesi sonucu işyerinin veya bir bölümünün başkasına devri halinde uygulanmaz.” Şeklinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre, bir işyerinin devrinden söz edebilmek için,

a- 4857 sayılı Kanun’un 2. maddesinin 1. fıkrasında tanımı yapılan, “İşveren tarafından mal ve hizmet üretmek amacıyla maddi olan ve olmayan unsurlar ile işçilerin birlikte örgütlendiği bir birimin (işyerinin) bulunması ve devire konu olması,

b-İşyeri veya işyerinin bir bölümü hukukî bir işleme dayalı olarak başka bir kişiye devredilmesi

gerekmektedir.”

Bu kıstasa göre, işyerinin devir edilebilmesi için devre konu bir işyerinin bulunması yanında, bir tarafta devreden bir işverenin, diğer tarafta devir alacak bir kişinin (gerçek veya tüzel kişi temsilcisinin) bulunması ve işyerinin devri ile ilgili bir sözleşmenin (hukuki işlemin) yapılmış olması gerekmektedir.

Bir işyerinin işçisiz olarak, arsa, makine ve binalarının el değiştirmesi iş kanunu yönünden işyeri devri olmayıp, mülkiyetin el değiştirmesi işlemi niteliğindedir.

Örnek.-1: Kamuya ait bir işyerinin (Liman, iskele, baraj, köprü, fabrika gibi) işçilerinden arındırılarak, özelleştirilerek satılması ya da işletme hakkının 29-49 yıllığına özel sektör işverenliğine devri, iş kanunu uygulamalarında işyeri devri olarak sayılmayacaktır.

Örnek-2: İflas ve icra takibi nedeniyle bir işyerinin icra dairesi kanalıyla Arsa, bina, makine ve malzemelerinin satılarak mülkiyetin el değiştirmesi işlemi 4857 sayılı Kanun’un 6.maddesine göre işyeri devri olarak değerlendirilmeyecektir. www.osmanozbolat.com

İşyerinin devri halinde, işçilerle yapılmış olan iş sözleşmeleri aynen devam etmekte, işyeri devri, işçi veya işverene iş sözleşmesini fesih etme hakkı vermemektedir.

İşyerinin devir edildiği tarihte çalışmakta olan işçilerin doğmuş olan alacaklarından, (Ücret, fazla mesai, hafta ve genel tatil çalışma ücreti, ikramiye, yemek ve yol parası gibi) eski ve yeni işveren birlikte sorumlu olup, eski işverenin sorumluğu devir tarihinden itibaren iki yılla sınırlıdır.

İşyeri devrinde işçilerin iş sözleşmesi son bulmadığından, işverenin ihbar ve kıdem tazminatı ödeme yükümlüğü de doğmamaktadır. İşyerinin devrinden sonra devir öncesi ve devir sonrası çalışma süresine ilişkin olarak genel hükümlere göre ödenmesi gerekecek kıdem tazminatından eski ve yeni işverenin sorumluğu 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesindeki: “12.07.1975 tarihinden, itibaren işyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işveren sorumludur. Ancak, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır. 12.07.1975 tarihinden evvel işyeri devrolmuş veya herhangi bir suretle el değiştirmişse devir mukavelesinde aksine bir hüküm yoksa işlemiş kıdem tazminatlarından yeni işveren sorumludur.” hükmüne([2]) göre belirlenmektedir.

III- 6356 SAYILI SENDİKALAR VE TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ KANUNU’NA GÖRE İŞYERİ DEVRİNDE İŞÇİLERİN HAKLARI

07.11.2012 tarihine kadar yürürlükte kalmış olan 2822 sayılı Toplu iş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu’nda, işyerinin devri ile ilgili ayrıntılı düzenlemeye yer verilmemiş, sadece 8. maddede: “Toplu iş sözleşmesinin uygulandığı işyerlerinde işverenlerin değişmesi toplu iş sözleşmesini sona erdirmez.”hükmüne yer verilmişken, 07.11.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6356 sayılı Yeni Sendikalar ve Toplu iş sözleşmesi Kanunu’nun 38.maddesinde, 4857 sayılı Kanun’un 6.maddesindeki düzenlemeye benzer, düzenlemelere yer verilmiştir. 6356 sayılı Kanun’un 38. maddesinde: “İşletme toplu iş sözleşmesi kapsamında olan ya da toplu iş sözleşmesi bulunan bir işyeri veya işyerinin bir bölümünün devrinde, devralan işverenin aynı işkoluna giren işyeri veya işyerlerinde yürürlükte bir toplu iş sözleşmesi var ise; devralınan işyeri veya işyerlerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinden doğan hak ve borçlar, iş sözleşmesi hükmü olarak devam eder. Devralan işverenin işyeri ya da işyerlerinde uygulanan bir toplu iş sözleşmesi yok ise; devralınan işyerinde yürürlükteki toplu iş sözleşmesinden doğan hak ve borçlar, yeni bir toplu iş sözleşmesi yapılıncaya kadar toplu iş sözleşmesi hükmü olarak devam eder.

Toplu iş sözleşmesi bulunmayan bir işyerinin işletme toplu iş sözleşmesi tarafı olan bir işverence devralınması durumunda işyeri, işletme toplu iş sözleşmesi kapsamına girer.” denilmektedir. Bu düzenlemeye göre;

1- Toplu iş sözleşmesi uygulaması olan bir işyerini, devir alan işverenin de aynı işkolunda faaliyet gösteren ve toplu iş sözleşmesi olan bir işyerinin bulunması halinde, devir alınan işyerindeki mevcut toplu iş sözleşmesi, T.İ.Sözleşmesinin yürürlük süresinin sonuna kadar uygulamasını sürdürecektir.

2- Toplu iş sözleşmesi uygulaması olan bir işyerinin, devir alan işverenin aynı işkolunda toplu iş sözleşmesi uygulanan bir işyerinin bulunmaması halinde, devir alınan işyerindeki mevcut toplu iş sözleşmesinden doğan hak ve borçlar, yeni bir toplu iş sözleşmesi yapılıncaya kadar (Devir alınan işyeri ile birlikte toplu iş sözleşmesi yetkisi alındıktan sonra) toplu iş sözleşmesi hükmü olarak devir olunan işyerinde uygulamasını sürdürecektir.

3- Devir alınan işyerinde toplu iş sözleşmesi olmamasına karşın, devir alan işverenin aynı iş kolunda işletme seviyesinde uygulanmakta olan toplu iş sözleşmesi varsa; Devir alınan işyeri, işletme seviyesindeki toplu iş sözleşmesi kapsamına girdiğinden, devir alınan işçilerin ilgili sendikaya üye olmak ya da dayanışma aidatı ödemek suretiyle, 6356 sayılı Kanun’un 39. maddesine göre, üyeliğin ilgili sendika tarafından işverene bildirildiği, ya da dayanışma aidatı ödeme talep dilekçesinin işverene verildiği tarihten itibaren toplu iş sözleşmesinden yararlanmaları mümkün olacaktır.

IV- SONUÇ

4857 sayılı Kanun’un 6. maddesine göre, bir işyerinin bir hukuki işleme dayanılarak devir edilmesi (el değiştirilmesi) halinde çalışmakta olan işçilerin iş sözleşmeleri devam etmekte, sadece, iş sözleşmesinin tarafı olan işverenlik değişmiş olmaktadır. İşyerinin devri işçi veya işverene fesih hakkı vermemektedir. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 38. maddesine göre, toplu iş sözleşmesi bulunmayan bir işyerinin, aynı işkolunda işletme toplu iş sözleşmesi bulunan bir işverenliğe devir edilmesi halinde, devir edilen işyeri işçileri toplu iş sözleşmesi uygulama kapsamı alanına girmekte, devir alınan sendikasız işçilerin akit sendikaya üye olmak veya dayanışma aidatı ödemek suretiyle işletme seviyesindeki toplu iş sözleşmesinden yararlanmalarına imkanı tanınmaktadır. Anılan düzenlemede İşyeri seviyesinde uygulanmakta olan toplu iş sözleşmeleri hükümlerinden yararlanmaya fırsat tanınmaması bir eksiklik olmuştur. Bu eksikliğin ileri ki aylarda kanunun uygulanmasıyla birlikte giderileceği ümit edilmektedir.

Yazar: Mehmet KARADURMUŞ*

E-Yaklaşım / Nisan 2013 / Sayı: 244


*       İş Baş Müfettişi

[1]     6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu iş sözleşmesi Grev Lokavt Kanunu, 07.11.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

[2]     Kıdem Tazminatı Sorumluluk Hükmü 1475 sayılı Kanun’un 14.maddesine 12.07.1975 tarihinde 1927sayılı Kanunla eklenmiştir.

2 YORUMLAR

  1. Merba migros kipalari aldi fakat kipada olupda migrosta olmayan bolumler var vede kipa calisanlari sendikali ve sendika maddesine gore isci istegi disinda baska bolumde calistirilamiyor bu durumda tazminat hakki dognazmi tskletr

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz