İşverenler teşviklerden neden yararlanmıyor?

2
48

teşviklerSigortalı işçisi olan işverenlerin Türkiye’deki prim yükü malum…

Bugün sigortalı bir işçinin işverene maliyeti, elde edilen brüt ücretin en az yüzde 37,5’ini oluşturmaktadır. Yani ücreti 5000 TL olan bir işçi için ödenen prim tutarı 1.875 TL’dir. Çok sayıda sigortalı istihdam eden işyerlerinde bu rakamın ay bazında tutarını ise insan düşünmek bile istemiyor.

Hal böyle olunca kayıt dışı istihdam ile mücadelede yönünde atılan önemli adımlar bile, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler açısından caydırıcı nitelik taşımamaktadır. Rekabet ve piyasa koşullarında var olmanın zorluğu ortada iken, işçi maliyetlerinin işverenler üzerindeki yükü kayıtdışı ile mücadele önündeki en büyük engel olarak durmaktadır.

İstihdamın artırılması ve kayıtdışılığın önüne geçilmesi amacıyla hükümet tarafından gerek ülke genelinde, gerekse de bölgesel düzeylerde geçerli olan birçok prim teşviki uygulamaya konulmuştur. Ancak gelin görün ki bu teşviklerden yararlanma oranı % 15’lerde seyretmektedir.

Sebep?

Sebebi çok açık…

Hali hazırda kullanılan 5510 sayılı 5 puanlık işveren prim indirimi ve 6 puanlık ilave indirim teşviki olan 6486 sayılı teşvikler, belirli koşulların sağlanması durumunda sistemden otomatik olarak işverenlerin yararlanmasına açık olduğundan bütün firmalar bu teşviklerden yararlanmaktadırlar.

Bunun yanında işletmeler açısından en büyük işveren teşviki olan 6111 sayılı teşvik, işverenlerin sırtındaki %37,5 olan prim yükünün % 20’sini Hazinece karşılanmasına rağmen hemen hemen hiçbir firma bu teşvike yanaşmamaktadır.  

Çünkü 6111 sayılı teşvikin yararlanma koşullarının çok karmaşık ve aylık bazda uğraş verilecek şekilde olması, uygulayıcı konumdaki insan kaynakları departmanlarını veya mali müşavirleri bu teşvikten uzak kılmıştır. Hiçbir şeyden haberi olmayan işverenler ise her ay ceplerinden fazla fazla primler ödemiştir/ödemektedirler.

Yukarıda da açıklandığı üzere 5000 TL ücret alan işçi için ödenecek yaklaşık 1875 TL prim, çalışanın 6111 sayılı teşvik kapsamında bildirilmesi halinde 875 TL olacak ve 1000 TL ay bazında işverenin kasasında kalacaktır.

Görüldüğü üzere bir işçi için bile söz konusu tutar çok ciddi rakamlar etmekte iken ayda onlarca çalışanını teşvik kapsamında bildiren işverenler, işçi maliyetlerinin büyük çoğunluğundan kurtulmaktadırlar.

01.03.2011 tarihinde başlayan 6111 sayılı teşvik uygulaması 31.12.2015 tarihinde sona erecek. Tabii ki bu tarih Bakanlar Kurulu kararıyla da uzatılabilecektir. Hali hazırda mevcut teşviklerin yetersiz olduğu göz önüne alındığında bu teşvik süresinin uzaması gerektiğini de düşünüyoruz.

Peki, 01.03.2011 tarihinde bu yana yararlanılmayan teşvikleriniz boşa mı gitti?

Hayır…

Geçmiş dönemlerde yararlanılmayan teşviklerden bugün itibariyle geçmişe dönük yapılacak çalışmayla iadelerini alabilmek mümkündür.

SGK Yönetmeliğinde de prim belgelerinin, kanun numarası değişikliği ile geçmişe yönelik işleme alınacağı, bununla ilgili ceza uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır. Bununla birlikte gerek teşvik kanunda gerekse de ilgili genelgesinde bunun aksi bir hüküm bulunmamaktadır. Zaten SGK tarafından yazılan firma bazlı görüş yazılarında da işverenlerin geçmişe dönük bu teşvikten yararlanabilmelerinin mümkün olduğu belirtilmektedir.

Bütün işverenlerin hakları olan teşvik iadelerini alabilmeleri ellerinde…

Zamanaşımı süresi girmeden gerekli çalışmaların yapılarak belgelerin SGK’ya verilmesi halinde mahsup yoluyla işletmelerin kasasından çıkan tutar ay bazında tekrar iade olacaktır.

6111 sayılı teşvik uzatıldı

İşletmeler hangi teşviklerden yararlanırlar?

Osman ÖZBOLAT

İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Uzmanı

admin@osmanozbolat.com

2 YORUMLAR

  1. Merhaba,
    Bu makalenizde belirttiğiniz teşvik iadeleri için bir işveren olarak yapmamız gereken nedir? Bu konuda biraz daha bilgi rica ediyorum.

    Teşekkür ederim.
    Saygılarımla.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz