Çalışma Hayatında Denetim Çıkmazı

0
38

 

Soru: Osman Bey; çalıştığımız iş yerinde birçok hakkımız kaybolmaktadır. Senelik izinlerimiz, yedi yıl çalışmamız karşılığında 20 gün diyorum, “işine geliyorsa çalış, gelmiyorsa tazminatsız git” diyorlar. Asgari geçim indirimleri ödenmiyor, bu parayı devlet işverene destek için veriyormuş. “Sizin maaşınızı devlet mi yoksa ben mi veriyorum?” diyor, kaldı ki SSK primlerini de asgari ücretten ödeniyor, anlaşmış olduğumuz ücretten ödenmiyor. Benim fikrim, çalışanların asgari ücretleri maaş almış olduğumuz banka hesabımıza yatırılırsa problem çözülür. Patronlar kasasından çıkan paraya bakıyor. Osman Bey lafı fazla uzatmadan ben bu işyerinden tazminatımı alarak nasıl ayrılabilirim? Şikayet etsem de sonuçta yine işten çıkartılacağım. Hakkımın yenilmesine rızam yok ve kendimi enayi gibi görüyorum. Bu konuda bilgilerinizi paylaşmanızı rica ediyorum. Lütfi T.

Değerli okurumuz; sorunuz öyle açıklayıcı olmuş ki, çalışma hayatında herkesin karşı karşıya kaldığı problemlerin birçoğunu belirtmişsiniz. Bu sorunlarla ilgili bu hafta onlarca mail aldım. Ve herkes durumu ile ilgili nereye başvuracağını sorguluyor. Hem sorunuza yanıt vermeye çalışalım hem de sizin vesilenizle büyük bir problemi buradan vurgulayalım.

Öncelikle belirtmek gerekir ki, çalışanları direkt ilgilendiren kanunlar 4857 sayılı İş Kanunu ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’dur. İki kanunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesinde düzenlenmekte ve farklı Kurumlar aracılığı ile uygulanmaktadır. Söz konusu kanunların uygulayıcı birimleri ve denetim mekanizmaları da farklıdır. Bu sebeple çalışanlar; ücretlerinin ödenmemesi, izinlerinin kullandırılmaması, iş güvenliği kurallarına aykırılık, işten çıkarılma, mobbing, işverenin eşit davranmaması, ihbar ve kıdem tazminatı gibi birçok konu ile ilgili şikayetleri 4857 İş Kanunu kapsamında incelenmesi için İş Teftiş Kurulu veya Bölge Çalışma Müdürlüklerine bildirmek durumundadır. Buna karşın primlerinin (kazançlarının) düşük bildirilmesi, sigortasız çalıştırılma gibi durumlar karşısında bu sefer SGK İl Müdürlükleri’ne başvurmak durumundadır. Veyahut iş kazası, meslek hastalığı gibi durumlarda da her iki Kurumda inceleme yapmaktadırlar.

Değerli okurumuzda olduğu gibi birkaç hukuksuz uygulama birlikte söz konusu olduğunda, örneğin izinlerin kullandırılmamasını şikâyet etmek için Bölge Çalışma Müdürlüğü’ne, primlerin asgari ücretten gösterilmesi için SGK İl Müdürlüklerine başvurması lazım. Çünkü inceleme 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında yapılacaksa İş Müfettişleri incelemek durumunda, 5510 sayılı yasa kapsamında olacaksa SGK İl Müdürlüklerinde görevli Sosyal Güvenlik Denetmenleri incelemeyi yapmak durumundadır. 

İşçi de İşveren de Bıkmış Durumda

Aynı inceleme ile ilgili işyerleri farklı zamanlarda farklı birimlerce incelemeye alınan işverenler bu uygulamadan artık bıkmış durumdalar. Yine işçiler de talep ettikleri haklarıyla ilgili verdikleri mücadelede sürecin başından sonuna kadar ellerinde dilekçe Kurumdan Kuruma koşturmak, farklı yerlerde aynı konu ile ilgili ifade ve bilgi vermek zorunda kalmaktadırlar. Bu durumda devlet, zaten zor durumda olan tarafları böyle bir sürece girdiğine açıkça pişman etmektedir.

Amaç Kayıtdışını Önelemekse…

Oysa Çalışma Bakanı Sn. Faruk ÇELİK döneminde kayıtdışı ile mücadele kapsamında çalışanların haklarını talep etmeleri bakımından devletle vatandaş arasında iletişim ağı çok iyi bir şekilde kurulmuştur. Oysa Çalışma Bakanı Sn. Faruk ÇELİK döneminde kayıtdışı ile mücadele kapsamında çalışanların haklarını talep etmeleri bakımından devletle vatandaş arasında iletişim ağı çok iyi bir şekilde kurulmuştur. Ayrıca Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın belirttiği “bürokratik oligarşileri” ortadan kaldırmak ve vatandaşa hizmet götürmeye odaklı önleyici bir denetim mekanizmasının kurulması, çalışma hayatında önemli reformlar getiren hükümetimize de yakışacak bir adım olacaktır.

Ancak bu ağın iyi kurulması alınan ihbar ve şikayetlerle ilgili önleyici/bastırıcı nitelikte denetim birimleriniz etkin olmadığı sürece, yapılan mücadele havanda su dövmekten farksızdır. Mevcut durumu ile örgütlenmemiş, koordine edilmemiş, çok başlı bir denetim/teftiş yapısı hantal bir kamu görüntüsü vermekte ve vatandaşın devlete olan güvenini zedelemektedir.

Bürokrasinin iyice azaldığı, kamu kurumlarının şeffaflaştığı bir dönemde böyle görüntülerin olması tabii ki herkesi üzmektedir. Bu konuda özellikle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda denetimin tek elden, etkin, dinamik bir yapıda olması tek çözümdür. Maliye Bakanlığı geçen yıl bünyesinde görev yapan Gelirler Kontrolerleri, Hesap Uzmanları, Maliye Müfettişleri ve Vergi Denetmenleri’ni tek çatı altında toplayarak “vergi müfettişi” olarak birleştirmiş ve önemli bir adım atmıştır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda da etkin, çözüm odaklı, dinamik bir denetim yapısının kurulması İş Müfettişleri, SGK Müfettişleri ve Sosyal Güvenlik Denetmenleri’nin tek çatı altında birleştirilmesi ve denetimin tek elden yürütülmesi ile mümkündür.

Dönelim okurumuzun sorusuna; 
– İzinlerle ilgili olarak İş Müfettişlerince durumun incelenmesi için Bölge Çalışma Müdürlüklerine,
– Primlerinizin düşük gösterilmesi ile ilgili SGK Denetmenlerince durumun incelenmesi için Sosyal Güvenlik İl Müdürlüklerine,
– Ücretlerin bankadan yatırılmaması ile ilgili yine İş Müfettişlerince durumun incelenmesi için Bölge Çalışma Müdürlüklerine şikayet edebilirsiniz.

Not: Emeklilik hesaplatmak isteyen okurlarımız T.C kimlik numaralarını, doğum tarihlerini, nüfusa kayıtlı oldukları ili ve kimliklerinde cilt numarasını yazdıkları takdirde hizmetlerini görebilme olanağımız söz konusu olmaktadır. Bunun yanında herhangi bir özür durumunun olup olmadığı, hizmet borçlanması yapılıp yapılmadığı gibi ayrıntıları da bize belirtmeniz hesaplamanın sağlıklı yapılması için önemlidir. Sorularınız eksiksiz olduğu sürece bu köşeden sırasıyla cevaplandırılmaya çalışılacaktır. 

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz