İşyerinde uyuyana acıma yok

isyerinde uyumakİşçilerin genellikle gece döneminde çalıştıkları işyerinde uyumalarına rastlanılabiliyor. Gece döneminde bekçilik yapan veya işyerinin korunmasında görev alan yalnız başına çalışanlarda uyuma oranı daha yüksek olabiliyor. Özellikle güvenlik görevlilerinin nöbet esnasında uyumaları çeşitli sorunları da beraberinde getiriyor.

İşçi tehlikeli işte çalışıyorsa

Yargıtay uyuyan işçilerle ilgili vermiş olduğu bir kararda işçi, baraj inşaatında dinamit deposunda bekçi olarak çalışmaktadır. Niteliği itibariyle yapılan iş tehlikeli iştir. Bilindiği üzere kanunda işin tehlikeli olması yeterli olup zarar aranmaz. Davacı işçinin dinamit deposunda bekçilik yaparken uyuması yasa hükmünün tereddütsüz uygulanmasını haklı kılacağını belirtmiştir. Bilindiği üzere kanunda İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmek işverene bildirimsiz/derhal/haklı fesih hakkı veriyor. (Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 30.10.2002 tarih, Esas 2002/5385, Karar 2002/20192 sayılı kararı) Haklı nedenle fesihlerde işverenlerin işçilere tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmuyor.

İşçi tehlikesiz işte çalışıyorsa

Yargıtay vermiş olduğu başka bir kararda davacı güvenlik görevlisi olarak çalışmaktadır, davacı tanığının anlatımına göre işinin gereklerini yerine getirmediği, görevi sırasında uyumuş olduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu eylemin sadece bir kez olduğu anlaşıldığından, bu durum işverence haklı değil geçerli fesih nedeni olduğuna karar vermiştir.(Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 09.02.2009 tarih, Esas 2008/11037, Karar 2009/1879 sayılı kararı). Yargıtay işçinin bir kez uyuması halinde işverenin işçiyi işten haklı olarak çıkaramayacağını, ancak geçerli nedenle çıkarabileceğini belirtmiştir. Bir başka deyimle tazminatsız olarak çıkaramayacağını, ancak geçerli nedenle tazminat ödeyerek çıkarabileceğini belirtmiştir. Yargıtay işçi tehlikeli olmayan bir işte bir kez uyursa işverenin işçiyi tazminatsız olarak işten çıkaramayacağını belirtmiştir.

Yargıtay kararlarına göre işçinin yapmış olduğu işin niteliğine göre işçinin işten çıkarılma şekli belirleniyor. Tehlikeli işte çalışan işçi ilk uyumasında işten tazminatsız çıkarılırken, tehlikesiz işte çalışan işçi bir kez uyuduğunda ancak tazminatlı olarak işten çıkarılabiliyor.

İşçilerin işyerinde uyumamaları konusunda işverenler tarafından uyarılmaları, işçilerinde çalışırken işyerinde uyumamaları konusunda gerekli özeni göstermeleri gerekiyor. Aksi halde işçiler işten atılabilirler.

Kaynak : Güneş

T.C.
YARGITAY
Dokuzuncu Hukuk Dairesi

Esas No: 2002/5385

Karar No: 2002/20192

Tarih: 30.10.2002

İÇTİHAT METNİ

DAVA :

Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Hüküm süresi içinde, davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR :

Dava kıdem tazminatı isteğine ilişkindir. Mahkemece istek kısmen hüküm altına alınmış, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Davacı bekçinin hizmet sözleşmesinin fesih nedeni görevi başında uyumaktır. Bu olgu 23.9.1999 tarihli tutanak ve onu doğrulayan ve davacıyı işe alan tanık Tuncer Sezgin'in ifadesiyle kanıtlanmıştır.

Her ne kadar feshin haklılığını kanıtlamak ödevi işverene ait ise de; davalı tarafın savunmasının aksini kanıtlayacak; davacı tarafından hiçbir delil ileri sürülmemiştir.

Davacının hizmet sözleşmesi 23.9.1999 tarihli kararla İş Kanunu 17/II. maddesi gereğince fesih edilmiştir. Davacı işçiye tebliğ edilmek istenen fesih tutanağında iş güvenliğinin tehlikeye düşürüldüğü açıkça vurgulanmıştır.

İş Kanununun 17/II-h maddesine göre, işçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmek işverene bildirimsiz fesih hakkı verir. İşverenin fesih iradesi de bu yöndedir.

Fesih yazısında belirtilen ahlak ve iyi niyet kavramları İş Kanunu 17/II.bendinin kenar başlığı olup (a) dan başlayan (h) ye uzayan fıkraları kapsar. Davacı işçi, baraj inşaatında dinamit deposunda bekçi olarak çalışmaktadır. Niteliği itibariyle tehlikeli iştir. Bilindiği üzere Kanunun 17/II-h fıkrasında işin tehlikeli olması yeterli olup zarar aranmaz.

Davacı işçinin dinamit deposunda bekçilik yaparken uyuması anılan hükmün tereddütsüz uygulanmasını haklı kılar.

Mahkemece somut olay ve bunun karşılığı olan norma yanlış anlam vererek, uyuma olayının mahzurunun ispatını araması az yukarıda anlatılan hukuki gerekçeye aykırıdır. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ :

Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.10.2002 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY :

Davacının da imzasını taşıyan işverence düzenlenen "işe son verme" başlıklı belgede "24.9.1999 tarihinde İş Kanunu'nun 17/2-g maddesi gereği iş akdinin bildirimsiz olarak fesh edilmiştir" ibaresinin yazıldığı, ayrıca fesih nedeninin açıklanmadığı görülmektedir. İşveren iddia ettiği davacının uyuma eylemini 1475 Sayılı Yasanın 17/2-g bendinde açıklanan yapmakla ödevli bulunduğu görevi yapamamak olarak vasıflandırarak fesih eylemini gerçekleştirmiştir. İşveren "işe son vermek" yazısındaki bu tavsifi ile bağlıdır. Anılan bentteki önceden hatırlatma unsuru gerçekleşmediğinden feshin haklılığı kabul edilemez.

Diğer taraftan eylemin ve feshin aynı yasa maddesinin "h" bendine göre yapıldığı kabul edilse bile olayla ilgili bilgi veren tek tanık Tuncer Sezgin hem tanık hem de fesih kararı veren disiplin kurulu başkanıdır. Mahkeme bu nedenle de bu tanığın beyanına değer vermemiştir. Mahalli mahkeme hakimi tanığı bizzat dinleyendir. Bu nedenle delilleri en iyi değerlendirecek durumdadır. Dosya üzerinden inceleme yapan dairemizin hakim bu yöndeki talebine müdahale ederek bozma kararı vermesini yerinde görmemekteyiz. www.osmanozbolat.com

Gece 12 saat görev yapan davacının ne şekilde uyuduğu başka bir anlatımla iradi arada mı uyuduğu yoksa görev süresinin uzunluğu nedeni ile geçici bir uyuklama halinde mi olduğu belirlenmiş değildir. İradi veya gerekli özeni gösterilmeme sonucu uyuma hali haklı bir fesih nedeni sayılsa da, on iki saat gibi uzun bir gece nöbetinde çöken kısa süreli uyku halinin doğmasında sekizer saatlik üçlü vardiya düzenlemeyen işverenin davranışının da etkili olduğu düşünülmeli, bunun sonucunda fesih gibi ağır bir cezaya katlanılması işçiden beklenmemelidir. Her olay kendine özgün şartlara göre değerlendirildiğinde adaletin gerçekleşmesi mümkün olacaktır.

Somut olayımız yönünden hakimin kararı dosya içeriğine uygun düştüğünden ve onanması görüşünde olduğumuzdan, çoğunluğun bozma kararına katılamıyoruz.

Bir önceki yazımız olan Kayıt ve Belge İbraz Edilmemesi Haline Dair Özel Durumlar başlıklı makalemizde ipc cezası, kayıt ve belge cezası ve kayıt ve belge incelemesi hakkında bilgiler verilmektedir.

Yazar: Osman Özbolat

İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Mevzuatı ile ilgili her türlü sorularınızı ve danışmanlık taleplerinizi İLETİŞİM bölümüne yazarak bize ulaştırabilirsiniz. Şirketinize ait ücretsiz teşvik analizi yaptırmak ve Sgk ve İş-Kur teşviklerinden etkin bir şekilde yararlanmak için de www.insdanismanlik.com adresimizi ziyaret edebilir uzmanlarımızdan görüş ve öneri alabilirsiniz.

Bu yazıyı paylaş

  • facebook-share
  • tweet-it
  • friendfeed
  • plus-it

yorumlar