Banka Kredi Yazıları İşçi Ücretini Belirler mi?

Banka Kredi Yazıları İşçi Ücretini Belirler mi?

Çalışma hayatında birçok işçi bankalardan çekecekleri krediler için işverenlerinden ücretlerine ilişkin, bankaya sunulmak üzere yazı alırlar. Banka kredi yazılarında işçinin işe başlama tarihi ile birlikte aldıkları ücret bilgileri yer alır. SGK primlerinin düşük bildirildiği ülkemizde gerçek ücret bilgilerinin bu yazıda yer alması daha sonradan işverenleri zor durumda bırakmaktadır. Bu konuyla ilgili Yargıtay 22. Hukuk Dairesi emsal bir karara imza atmıştır. Buna göre "işyerinden kredi gibi banka işlemlerinde kullanılmak üzere işçiye verilen ücrete dair yazılar tek başına ücreti belirlemeye yeterli değildir." Bu kararla birlikte artık SGK incelemelerinde de bu husus dikkate alınacağından birçok işveren için rahatlatıcı bir karar olmuştur.

İşçi Alacaklarının Tespiti İle İlgili Yargıtay Kararı

T.C.
YARGITAY
Yirmiikinci Hukuk Daires
i

Esas No

: 2014/27025

Karar No

: 2016/501

İÇTİHAT METNİ

DAVA :

Davacı, kıdem tazminatı, ücret alacağı, fazla mesai, yıllık izin, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, istemi kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR :

Davacı İsteminin Özeti: Davacı, iş sözleşmesini kendisi haklı olarak feshettiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı Cevabının Özeti:Davalı K… Nakliyat Şirketi davacının alt işveren işçisi olduğundan sorumlu olmadıklarını ve kayıtlara göre de bir alacağı bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

Diğer davalı A… Şirketi davaya cevap vermemiştir.

Mahkeme Kararının Özeti:Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yıllık izin ücreti dışındaki taleplerin kabulüne karar verilmiştir.

Temyiz: Kararı tüm taraflar temyiz etmiştir.

Gerekçe:

1-)Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-)İşçiye ödenen ücret tutarı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.

İş sözleşmesinin tarafları, asgari ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez. Böyle bir durumda dahi ücret, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 401. maddesine göre tespit olunmalıdır. İş sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı veya çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığının anlaşıldığı hallerde ücretin miktarı, işçinin kişisel özellikleri, işyerindeki ya da meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, iş sözleşmesinin türü, işyerinin özellikleri, emsal işçiler o işyerinde ya başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler göz önünde tutularak belirlenir.

Dosya içeriğine davacının işyerinde 10.10.2011 tarihinden beri tekniker olarak çalıştığı, tanıklarına görede 4.000,00 TL ücret aldığı iddia edilmiştir. İşveren ise imzasız bordrodaki 1.093,00 TL ücretin esas olduğunu ileri sürmüştür. İşyerinden kredi gibi banka işlemlerinde kullanılmak üzere işçiye verilen ücrete dair işveren yazılarının tek başına ücreti belirlemeye yeterli olamayacağının kabul edilmesi gerekir. Somut olayda ücretin 4.000,00 TL olduğuna dair bu yönde verilen yazı da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Mahkemece emsal ücret araştırması yapılmadan davacı iddiasının kabulü isabetsiz olmuştur. Davacının kıdemi, işi, teknik yeterlilikleri dikkate alınarak meslek odaları ve ilgili kuruluşlardan emsal ücret araştırıldıktan sonra tüm dosya kapsamına göre belirlenecek ücerete göre alacakların hesaplanması gerekir.

3-)Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.

Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.

Fazla çalışma ve hafta tatili çalışmasının ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, bu çalışmalarının bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.

İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ve hafta tatili çalışma ücretlerinin ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir.

Davacı tanıklarına göre davacının işinin sulama inşaatında tapografçı olduğu belirtilmiştir. Davalı tanıkları kış aylarında yoğun çalışma olmadığını hatta izin kullandırıldığını ileri sürmüşlerdir. Davacı tanıkları ise kış ve yaz çalışmasını ayırmadan genel anlamda beyanda bulunmuşlardır. Mahkemece hafta tatil ücreti belirlenirken de bu yoğunluk dikkate alınarak sadece yılın Nisan-Ekim ayları arasındaki dönem için yapılan hesaplama dikkate alınmıştır. İşin arazide ölçüm ve teknik çalışma gerektiren bir iş olması, tanıkların beyanı dikkate alındığında fazla çalışmanın da yılın Nisan-Ekim ayları arası kabul edilmesi dosya kapsamına daha uygundur.

SONUÇ :

Temyiz olunan kararın, yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde ilgiliye iadesine, 14.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir önceki yazımız olan Yargıtay: Ücretle ilgili kıdem tazminatı alınacak durumlar başlıklı makalemizde dava, haklı nedenle istida ve Kıdem Tazminatı hakkında bilgiler verilmektedir.

Yazar: Osman Özbolat

İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Mevzuatı ile ilgili her türlü sorularınızı ve danışmanlık taleplerinizi İLETİŞİM bölümüne yazarak bize ulaştırabilirsiniz. Şirketinize ait ücretsiz teşvik analizi yaptırmak ve Sgk ve İş-Kur teşviklerinden etkin bir şekilde yararlanmak için de www.insdanismanlik.com adresimizi ziyaret edebilir uzmanlarımızdan görüş ve öneri alabilirsiniz.

Bu yazıyı paylaş

  • facebook-share
  • tweet-it
  • friendfeed
  • plus-it

yorumlar