Özel sigorta primi ödeyen işletmeler SGK’ya da prim ödüyor

 

Sigorta her şeyden önce kişileri güvence altına almayı amaçlar. Bu kavram benzer belirli tehlikelere (rizikolara) maruz çok sayıda kişinin bir araya gelmesinden doğan bir topluluğa dahil bir kimsenin ileride tehlikeye maruz kalması halinde, gerçekleşen tehlikenin yarattığı zararların sigortacı tarafından tehlike topluluğuna mensup kişilerden önceden alınan belli bir prim karşılığında giderilmesine yönelik hukuki bir kavramdır.(1)

Ülkemiz sosyal güvenlik sisteminde, zorunlu olan kamu sosyal güvenlik sistemi yanında özel sigorta sektörü de gelişmiştir. Bireylerin ülkemizdeki sosyal güvenlik sistemini yetersiz görmesi, kısa veya uzun vadeli risklere karşı (hastalık, kazalar, emeklilik, ölüm gibi) özel kuruluşlardan daha nitelikli hizmet alındığına yönelik inanışlar kişileri özel sigortacılık sektörüne yöneltmektedir. Bu şekilde özel sigorta şirketlerinden yararlanmak isteyen kişiler belirli bir katkı payı veya prim ödeyerek sisteme dahil olmaktadır. Böylece kişiler hem sağlığını kaybetme ve birilerinin bakımına muhtaç olma endişesinden kurtuluyor hem de Devletin sağlık harcamalarında tasarruf yapmasına katkıda bulunmaktadırlar. (2)

Bu çerçevede günümüzde çoğu kurumsal işletmeler, çalıştırdığı personelinin daha iyi şartlarda sağlık yardımı alması, emeklilik dönemlerinin daha verimli ve rahat geçmesi gibi nedenlerle çalışanlarının bireysel emeklilik katkı payları ve/veya özel sigorta primlerini ödemektedirler. Ancak işletmelerin ödediği bireysel emeklilik katkı payı veya özel sigorta primlerinin bir kısmı ise Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından prime esas kazanç içinde değerlendirilmekte, bu ise uzun zamandır halen tartışılmakta ve eleştirilmektedir.

Bu makalede özel sigorta primi ödeyen işverenlerin Sosyal Güvenlik Kurum’una ödemeleri gereken prim oranı, gerekçeleri ve bu sistemin değerlendirmesi yapılacaktır. 

III- ÖZEL SİGORTA PRİMİ ve KATKI PAYI ÖDEMELERİNİN HUKUKİ DAYANAĞI

Mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun (3) 77. maddesinin birinci fıkrasında prime esas kazançların hesabında:

a) Sigortalıların o ay içinde hak ettikleri ücretlerin, 

b) Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan sigortalılara o ay içinde ödenenlerin,

c) İdare ve kaza mecilerince verilen karar gereğince (a) ve (b) fıkralarında yazılı kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, brüt toplamı esas alınmaktaydı. www.osmanozbolat.com

Aynı maddenin 4958 sayılı Kanunla değişik ikinci fıkrasında ise: “ölüm, doğum ve evlenme yardımları, yolluklar, kıdem, ihbar ve kasa tazminatları, ayni yardımlar ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca miktarları yıllar itibariyle belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, sigorta primlerinin hesabına esas tutulacak kazançların aylık tutarının tespitinde nazara alınmaz. Bunların dışında her ne ad altında ödeme yapılırsa yapılsın tüm ödemeler prime tabi tutulur” hükmü ile prime esas kazanca nelerin tabi tutulmayacağı açıklanmıştır. Buna göre ikinci fıkrada belirtilen hususlar dışında her ne adla olursa olsun, yapılan ödemeler hiçbir kısıtlama olmaksızın prime esas kazanca tabi olmaktaydı. 

Konu ile ilgili 506 sayılı yasa döneminde Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı Sigorta İşleri Genel Müdürlüğü Sigorta Primleri Daire Başkanlığınca yayımlanan özelgede de (4) “..Yolluklar, çocuk ve aile zamları, ölüm, doğum ve evlenme yardımları ile ayni yardımlar dışında yapılan tüm nakit ödemeler, sigorta primine tabidir. 506 sayılı Kanun’un 77. maddesinin ikinci fıkrasında da; primden istisna olduğu öngörülen ödemeler yine tek tek sayılmış ve bu ödemeler dışında, her ne ad altında ödeme yapılırsa yapılsın, tüm ödemelerin prime tabi tutulacağı, ..bu bakımdan, işverenlerce özel sağlık şirketlerine ödenen “özel sağlık sigortası primleri”nden, sigorta primi kesilerek, Sosyal Sigortalar Kurumu’na ödenmesi gerekmektedir” diye belirtilerek uygulamaya açıklık getirilmişti.

01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanun’un 80. Maddesinde (5) ise prime esas kazançlar:

1) Hak edilen ücretlerin,

2) Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan o ay içinde yapılan ödemelerin ve işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen tutarların,

3) İdare veya yargı mercilerince verilen karar gereğince yukarıdaki (1) ve (2) numaralı alt bentlerde belirtilen kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, brüt toplamı esas alınır.

Aynı maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde ise prime esas tutulmayacak kazançlar ifade edilmiştir. Buna göre:

b) Ayni yardımlar ve ölüm, doğum ve evlenme yardımları, görev yollukları, seyyar görev tazminatı, kıdem tazminatı, iş sonu tazminatı veya kıdem tazminatı mahiyetindeki toplu ödeme, keşif ücreti, ihbar ve kasa tazminatları ile Kurumca tutarları yıllar itibarıyla belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen ve aylık toplamı asgari ücretin % 30’unu geçmeyen özel sağlık sigortası primi ve bireysel emeklilik katkı payları tutarları, prime esas kazanca tabi tutulmaz.

(b) bendinde belirtilen istisnalar dışında her ne adla yapılırsa yapılsın tüm ödemeler ile ayni yardım (6) yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemeler prime esas kazanca tabi tutulur.

Yukarıda açıklandığı üzere gerek mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nda gerekse 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda özel sigorta primleri ve bireysel emeklilik sistemi katkı paylarının prime esas kazanca Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından dahil edildiği görülmektedir. 506 sayılı yasanın yürürlükte olduğu dönemde ilgili maddede (506 SSK., 77/II) prime esas kazanca dahil edilmeyecek hususlar belirtilip, bunların dışında her ne ad altında ödeme yapılırsa yapılsın tüm ödemeler prime tabi tutulur hükmü ile geniş anlamda yorum yapılarak, diğer bütün kazançlar prime esas kazanç kapsamında iken; 5510 sayılı yasada açıkça işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen ve aylık toplamı asgari ücretin % 30’unu geçen ödemelerin prime esas kazanca dahil edileceği vurgulanmıştır.

I-    KONUNUN UYGULAMA YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRİLMESİ

5510 sayılı Kanuna göre işletmeler, şayet çalıştırdıkları sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine prim veya katkı payı ödüyorlarsa (Sigortalının eş ve çocukları için ödenen özel sağlık sigortası ve bireysel emeklilik işveren katkı payından da prim kesilmektedir) ve bu tutar toplamı aylık asgari ücretin % 30’unu (01.01.2013-30.06.2013 dönemi asgari ücreti üzerinden 293,58 TL) geçiyorsa, bunu prime esas kazanca dahil etmek zorundadırlar.

Söz konusu bu ödemeler öncelikle ödendiği ayın kazancına dahil edilir ve ücret dışındaki bu ödemelerin yapıldığı ayda üst sınırın aşılması nedeniyle prime tabi tutulamayan kısmı, ödemenin yapıldığı ayı takip eden aydan başlanarak iki ayı geçmemek üzere üst sınırın altında kalan sonraki ayların prime esas kazançlarına ilâve edilmektedir.

Bu uygulama özellikle mülga 506 sayılı yasa döneminde sıkça tartışılmış, Kanunda yer verilmeyen bir düzenlemenin Kurum tarafından uygulanması, işletmeleri yargı yoluna başvurmaya sevk etmiştir. www.osmanozbolat.com

Konu ile ilgili verilen bir Yargıtay kararında (7) “506 sayılı Yasa’nın 77. maddesinin birinci fıkrasında prim hesabında göz önünde bulundurulacak kazançlar belirtilmiş, ikinci fıkrasında ise bunun istisnaları gösterilmiştir. Fıkrada ifade edildiği biçimde sosyal amaçlı olarak veya işverenin yasa ve sözleşme dışında sigortalısına yaptığı yardım ve ödemeler prim hesabında nazara alınmazlar ve prime tabi tutulmazlar. Bu ödeme veya yardımlar ücret ve benzeri ödemelerden tamamen farklı nedenlere dayanırlar. İşin karşılığı olmaktan ziyade insani değer yargıları sonucu verilirler. Yasa bunları sayarak belirtmiştir. Bu yardımlar ölüm, doğum ve evlenme yardımları, yolluklar, kıdem, ihbar ve kasa tazminatları, ayni yardımlar, yemek, çocuk ve aile zamlarıdır.

Burada ayni yardımlar özellik gösterir. Ayni yardımdan amaç, sosyal veya kişisel bir ihtiyacın karşılanması yolunda yapılan bir yardımdır. Yardımın ayni veya para olarak yapılmasının önemi bulunmamaktadır. Örneğin; işverenin sigortalılarına dağıttığı elbise, ayakkabı, sigortalı çocukları için kitap, kırtasiye gibi yardımlar, doğrudan ayın nitelik taşımasına karşın bu yardımlar yemek bedeli, taşıt gideri, yakacak bedeli, dikiş ücreti mesken veya sağlık yardımı, öğrenim yardımı türünden nakitte olabilir. Bu tür somut biçimde belli edilmiş bir ihtiyaca yönelik yardımlar ayni yardım olarak kabul edilir ve prim hesabında dikkate alınmazlar.

Görüldüğü üzere kararda “sosyal amaçlı” ödemelere vurgu yapılmış, ödemelerin ücret ve benzeri ödemelerden tamamen farklı nedenlere dayandığı ve ayni yardım niteliği taşıdığı, dolayısıyla yasa ve sözleşme dışında sigortalıya yapılan yardım ve ödemelerin sigorta primine esas kazançlara dâhil edilmemesi gerektiği vurgulanmaktadır. (8)

506 sayılı yasa döneminde söz konusu Yargıtay kararları açık olmasına ve Yargıtay’ın görüşünün Sosyal Güvenlik Kurumu’nun görüşünden farklı olmasına rağmen uygulamada mükelleflerin Sosyal Güvenlik Kurumu ile sorun yaşamak istememeleri nedeniyle bireysel emeklilik katkı payları ve şahıs sigorta primleri ödemlerini sigorta primine esas kazancın matrahına dâhil etmişlerdir. (9)

 

Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından da 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun’un 80. Maddesine konu ile ilgili “özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen tutarlar” ibaresi eklenerek tartışılan husus kanunlaştırılmış ve % 30’luk bir sınır konularak söz konusu ödemelerin prime esas kazançlara dahil edilmesi uygulaması devam ettirilmiştir. 

 III-SONUÇ

Sosyal güvenlik kişiler için vazgeçilmez bir haktır. Çalışma hayatında ülkemiz gelir düzeyi de göz önüne alındığına işverenlerin zaten ağır olan prim yükünü bir nebze olsun hafifletmek yerine, çalışanların direk cebine girmeyen bir sosyal yardımla ilgili olarak yükümlülüğe tabii tutulmalarının doğru olmadığı kanısındayız. Oysa uygulamanın başından beri, işverenlerce sigortalılara yapılan ve özellikle de özel sağlık sigortası açısından yaklaştığımızda, doğrudan sigortalıların kendilerine yapılan parasal ödeme niteliğinde olmayan bu katkı paylarının prime esas kazanç sayılmaması gerekirdi. (10)

Hükümet tarafından işveren teşviklerine yönelik birçok düzenleme söz konusudur. Son günlerde yeni teşvik haberleri de gündeme gelmektedir. Şayet bir düzenleme yapılacaksa bir kanun değişikliği ile 5510 sayılı Kanun’un 80. Maddesindeki “işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen ve aylık toplamı asgari ücretin % 30’unu geçmeyen özel sağlık sigortası primi ve bireysel emeklilik katkı payları tutarları” kısmının kaldırılarak, bu ödemelerin işverenler tarafından çalışanlarına yapılan “sosyal yardım” ödemeleri olarak değerlendirilmesi ve prime dahil edilmemesi önemli ve kalıcı bir prim teşviki olacağı düşüncesindeyiz.

Osman ÖZBOLAT-Ahmet ADIGÜZEL

Lebib Yalkın Dergisi/ Temmuz-2013

Kaynaklar:

1- A.Can Tuncay-Ömer Ekmekçi,Sosyal Güvenlik Hukukunun Esasları”, 2. Bası,Legal Yay., Kasım 2009, s. 14

2- Şükrü Kızılot, “Özel sağlık sigortasına prim darbesi”, Hürriyet, 9 Nisan 2005

3- 31/05/2006 kabul tarihli, 16/06/2006 tarih ve 26200 sayılı R.G.de yayımlanan 5510 Sayılı Kanun’un değişik 106. maddesi ile, 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 142,143 ; Ek 36.Madde ;Geçici 20,81,87.Maddeleri hariç yürürlükten kaldırılmıştır.

4- 1 Nisan 2005 tarih, B.13.2.SSK.5.01.08.00/VIII0000-77/230671 sayılı özelge

5- 16.06.2006 tarih ve 26200 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

6- Para yerine, her türlü mal ile insani ve sosyal amaç güdülerek yapılan yardımdır.

7- Yargıtay 21. HD., 05.02.2007 Tarih, E: 2006/4180, K:2007/1193

8- Ayni yardımların nakdi olarak verilmesi halinde dahi yapılan ödemenin ücrete dahil edilemeyecek bir ödeme olduğundan bahisle prime esas kazanç hesabında dikkate alınmayacağı belirlenmiştir. (Yargıtay 21. HD., 04.03.2004 Tarih, E: 2003/11241, K:2004/1938)

9- Serkan Başar, “Bireysel Emeklilik Sistemine Ödenen Katılma Payları Ve Özel Sağlık Sigortası Primlerinin Vergisel Boyutu Ve Bordrolaştırılması”,  Lebib Yalkın, Haziran 2008

10- Nurşen CANİKLİOĞLU, “5510 Sayılı Yasa Tasarısı’nın İşverenlere Getirdiği Ek Yükümlülükler”, İşveren, Nisan 2008, 34-38

 

 

Bir önceki yazımız olan Yurtdışı borçlanması nasıl yapılır? başlıklı makalemizde yurtdışı borçlanma, yurtdışı borçlanma tutarı ve yurtdışı emeklilik hakkında bilgiler verilmektedir.

Yazar: Osman Özbolat

İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Mevzuatı ile ilgili her türlü sorularınızı ve danışmanlık taleplerinizi İLETİŞİM bölümüne yazarak bize ulaştırabilirsiniz. Şirketinize ait ücretsiz teşvik analizi yaptırmak ve Sgk ve İş-Kur teşviklerinden etkin bir şekilde yararlanmak için de www.insdanismanlik.com adresimizi ziyaret edebilir uzmanlarımızdan görüş ve öneri alabilirsiniz.

Bu yazıyı paylaş

  • facebook-share
  • tweet-it
  • friendfeed
  • plus-it

yorumlar