Taşeronun para cezasından asıl işveren sorumlu mudur?

sorularSoru: Merhaba Osman Bey. Müteaahhitlik hizmeti veren firmamızda alt işveren (taşeron) olarak hizmet aldığımız bir firmanın idari para cezasından ötürü Sosyal Güvenlik Kurumu bizi de müteselsil sorumlu tutmaktadır. Biz firma olarak bu durumdan ötürü mağdur durumdayız. Acaba bu hukuka uygun mudur? Bu durumda ne yapmamız gerekiyor? Yardımcı olursanız memnun oluruz. (İsmi Saklı)

Öncelikle gerek İş Kanunu gerekse Sosyal Güvenlik Mevzuatı açısından asıl işveren ile alt işveren arasındaki hukuki çerçeve açıkça çizilmiştir.

4857 Sayılı İş Kanunun 2. maddesinde: "Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur" denilmektedir.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 12. maddesinde de: "Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde, iş alan ve bu iş için görevlendirdiği sigortalıları çalıştıran üçüncü kişiye alt işveren denir. Sigortalılar, üçüncü bir kişinin aracılığı ile işe girmiş ve bunlarla sözleşme yapmış olsalar dahi, asıl işveren, bu Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile birlikte sorumludur" denilmektedir.

Görüldüğü üzere İş Kanunu sorumluluğu "alt işverenin işçilerine karşı" belirtmiş olmasına karşın, Sosyal Güvenlik mevzuatı sorumluluğu geniş anlamda tutarak "Kanunun işverene yüklediği yükümlülükler" olarak belirtmiştir.

Ayrıca Sosyal Güvenlik mevzuatına göre yürürlüğe gire 2010/71 sayılı Genelgeye göre Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.06.1991 tarihli, E: 1991/10-277, K: 1991/359 sayılı kararı gerekçe gösterilerek asıl işveren alt işverenin idari para cezalarından da sorumlu tutulmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.06.1991 tarihli, E: 1991/10-277, K: 1991/359 sayılı kararı:

“… idari para cezalarının bu Kanun’un işverene yüklediği ödevlere uyulmamasının sonucu ve yaptırımı olduğu belirgindir.

506 sayılı Kanun’un 87. maddesinde, tali işverenin ödevine uymamasının sonuçlarından asıl işverenin de sorumlu olacağı kuralını koymuştur. Zira, tali işverenler hayat deneyimleriyle ortadadır ki ekonomik bakımdan asıl işverenlere göre güçsüz kişilerdir. Bunların kişisel olarak sorumlu tutulmaları gerek sigortalıların gerek sigortalılara verilecek sosyal güvenlik haklarını uygulayan Sosyal Sigortalar Kurumu’nun hak ve alacaklarını güvenceye almakta yetersiz olabilir. Bu nedenle, yasa koyucu ortak yükümlerde madde 86 ile tali işverenlerin ödevlerine uymamalarının yaptırımlarından güçlü asıl işverenleri de müteselsil sorumlu tutan, sosyal güvenlik hukukunun isteklerine uygun düşen bir düzenleme yapmıştır.

Bu düzenleme gereğince, Kurumun parasal hak ve alacaklarından, ihale makamından iş alan asıl işverenler de sorumludur. İşte, asıl işveren bu müteselsil sorumluluk gereğince tali işverenin idari para cezasından sorumludur. Bunu Kuruma ödemiş ise Kurumdan geri isteyemez. Ödemekle yükümlü olduğu bir borcu ödemiştir. Fakat asıl yükümlü tali işverenlere rücu edebilir.” şeklindedir.

Ancak bize göre asıl işverenle alt işveren arasında sosyal güvenlik mevzuatına göre birlikte sorumluluk prim borcu, gecikme zammı ve iş kazalarından ötürü olmalıdır. 

Bilakis yukarıdaki  Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun kararına rağmen, "cezaların şahsiliği ilkesi" gereği birçok Yargıtay Dairesi de idari para cezalarından asıl işverenleri sorumlu tutmamaktadır. 

13.06.2011 karar tarihli, 2009/17563 Esas, 2011/8689 Karar sayılı Yargıtay 10. Hukuk Dairesi Kararında:

"İdari para cezası, neticede bir cezai yaptırım olup, cezaların şahsiliği ve kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkelerine göre alt işverenle birlikte, asıl işverenin sorumlu tutulması mümkün değildir. Bu konuda İş Kanunu'nun 98. maddesinde düzenlendiği şekilde açık bir hüküm bulunmadıkça, aracı ( taşeron ) işverenin suç teşkil eden eylemi sonucu tayin edilen idari para cezasından, asıl işverenin sorumlu tutulması mümkün değildir. Gerek 506 Sayılı Yasada, gerekse 5510 Sayılı Yasada idari para cezasından asıl işverenin de sorumlu olacağı yönünde açıkça bir hüküm getirilmiş değildir. Bu durumda davacı asıl işverenin ilişiksizlik belgesi almak için manevi cebir altında, taşerona ait idari para cezasını ödemiş olması nedeniyle, istirdata hakkı bulunduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir" demiştir.

Sizde tarafınıza tahakkuk etmiş veya edecek bu tür idari para cezaları ile ilgili dava yoluna giderek hakkınızı arayabilirsiniz.

Bir önceki yazımız olan Yargıtay: Ücretle ilgili kıdem tazminatı alınacak durumlar başlıklı makalemizde dava, haklı nedenle istida ve Kıdem Tazminatı hakkında bilgiler verilmektedir.

Yazar: Osman Özbolat

İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Mevzuatı ile ilgili her türlü sorularınızı ve danışmanlık taleplerinizi İLETİŞİM bölümüne yazarak bize ulaştırabilirsiniz. Şirketinize ait ücretsiz teşvik analizi yaptırmak ve Sgk ve İş-Kur teşviklerinden etkin bir şekilde yararlanmak için de www.insdanismanlik.com adresimizi ziyaret edebilir uzmanlarımızdan görüş ve öneri alabilirsiniz.

Bu yazıyı paylaş

  • facebook-share
  • tweet-it
  • friendfeed
  • plus-it

yorumlar