Sigortalısı hastalanan işverenlerin yükümlülükleri

I- GİRİŞ

Hastalık sigortası, sosyal sigortalar mevzuatı bakımından en eski ve olmazsa olmaz sigorta kollarından biridir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda (SSGSSK)(1) “Hastalık hali”, 4/1(a) ve 4/1(b) kapsamındaki sigortalının iş kazası ve meslek hastalığı dışında kalan ve iş göremezliğine neden olan rahatsızlıklar olarak tanımlanmaktadır (SSGSSK md. 15/I). Sigortalılar her zaman fizyolojik bir risk olan hastalıkla karşı karşıya kalabilirler. Hastalık sigortası da bu riskin etkilerini azaltmayı ve olası gelir kayıplarını telafi etmeyi amaç edinen ve niteliği itibariyle kısa vadeli bir sigorta koludur.

Bu kapsamda 5510 sayılı Kanun’a göre sigortalının hastalığı durumunda kendisine hastalık sigortasından parasal yardım yapılmakta, genel sağlık sigortası kapsamında ise sağlık hizmetleri verilmektedir. Bu yazımızda sigortalının hastalığı nedeniyle işverenin sorumluluğu ile Sosyal Güvenlik Kurumu’nun rücu hakkını ele almaya çalışacağız.

II- HASTALIK SİGORTASININ KAPSAMI VE SAĞLANAN HAKLAR

4/1(a) kapsamındaki sigortalılar ile aday çırak, çırak ve işletmelerde eğitim gören öğrenciler ve ülkemizle sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurt dışındaki işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçilere hastalanmaları halinde iş göremezliğin üçüncü gününden başlamak üzere her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verilmektedir.

Hastalık sigorta kolundan sağlanan hak geçici iş göremezlik ödeneğinin verilmesidir.

Geçici iş göremezlik ödeneğinin ödenebilmesi için;

a- İstirahatın başladığı tarihte sigortalılık niteliğinin sona ermemiş olması,

b- İş göremezliğin başladığı tarihten önceki 1 yıl içinde en az 90 gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması,

c- Kurum’ca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması

gerekmektedir.

III- SİGORTALININ HASTALIĞI NEDENİYLE İŞVERENİN SORUMLULUĞU

Sigortalının hastalığı nedeniyle işverenin sorumluluğu, çalışma mevzuatına göre sağlık raporu alınması gerektiği belirtilen işlerde, böyle bir rapora dayanılmaksızın veya alınan rapora aykırı olarak sigortalının bünyece elverişli olmadığı işte çalıştırılması hali ile sigortalının işe giriş bildirgesinin yasal süresi içinde Kurum’a verilmemesi durumunda ortaya çıkmaktadır.

Sigortalının bünyece elverişli olmadığı bir işte çalıştırılması durumunda hastalanacağı tıp bilimi ve yaşam deneyimleri ile ortaya konulmuştur. Sosyal Güvenlik Kurumu, sigortalının hastalığı durumunda gerekli yardımları yapmakla yükümlüdür. Bu durumda işverenin Kanun’a aykırı bir davranışı nedeniyle hem Kurum zarara uğrayacak, hem de Anayasa ile güvence altına alınan ve kutsal yönü ağır basan insan sağlığı tehdit edilmiş olacaktır. Kanun koyucu bu geçeklerden hareketle, oldukça ayrıntılı ve mutlak emredici hükümlerle işverenler için kimi yükümlülükler öngörmüştür(2).

Bu kapsamda 5510 sayılı Kanun’un 21/III. maddesine göre; “çalışma mevzuatında sağlık raporu alınması gerektiği belirtilen işlerde, böyle bir rapora dayanılmaksızın veya eldeki rapora aykırı olarak bünyece elverişli olmadığı işte çalıştırılan sigortalının, bu işe girmeden önce var olduğu tespit edilen veya bünyece elverişli olmadığı işte çalıştırılması sonucu meydana gelen hastalığı nedeniyle, Kurum’ca sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği işverene ödettirilir…”

Buna göre, sağlık raporu alınması gerektiği halde alınmaması veya sigortalının alınan raporda belirtilen hususlara aykırı olarak çalıştırılması nedeniyle hastalanması durumunda işverenin sorumluluğu söz konusu olacak ve sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği için işverene rücu edilecektir. Alınması gereken sağlık raporunun mevzuatta belirtilen usul ve esaslara uygun olarak düzenlenmiş olması gerekir. www.osmanozbolat.com

Ayrıca 5510 sayılı Kanun’un 76/III. maddesinde ise işverenin yukarıda belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda sigortalıya sunulan sağlık hizmeti giderlerinden de sorumlu tutulacağı belirtilmektedir.

İşverenin, Kurum’a karşı sorumlu tutulabilmesi için, Kanun’un öngördüğü yükümlülüklerini yerine getirmemesi yeterli olup, ayrıca kusurlu bulunması gerekli değildir(3).

İşverenin hastalık nedeniyle sorumlu tutulduğu ikinci durum ise sigortalının işe giriş bildirgesinin yasal süresi içinde verilmemesi nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Buna göre, sigortalı, yasal süresi içinde Kurum’a bildirilmemiş olsa bile, işe giriş bildirgesinin sonradan verilmesi veya sigortalının çalışmalarının Kurum’ca tescil edildiği tarihten önce meydana gelen hastalık durumunda Kurum tarafından sigortalıya geçici iş göremezlik ödeneği (istirahat parası) ödenir. Ancak Kurum’ca ödenen bu miktar, hastalığın meydana gelmesinde kusuru bulunmasa dahi işverene ödettirilir(4).

IV- SONUÇ

5510 sayılı Kanun’da hastalık sigortasında da Kurum’un rücu hakkına yer verilmiştir. Bu bağlamda; sigortalının hastalığı nedeniyle işverenin sorumluluğu, çalışma mevzuatına göre sağlık raporu alınması gerektiği belirtilen işlerde, böyle bir rapora dayanılmaksızın veya alınan rapora aykırı olarak sigortalının bünyece elverişli olmadığı işte çalıştırılması ve sigortalının işe giriş bildirgesinin yasal süresi içinde Kurum’a verilmemesi durumlarında ortaya çıkmaktadır. Bu sorumluluğun söz konusu olması durumunda Kurum, sigortalıya verilen geçici iş göremezlik ödeneği ile sunulan sağlık hizmeti giderlerinin tahsili için işverene rücu edecektir. Bu nedenle işverenlerin, sağlık raporuna göre bünyece elverişli olmadıkları işte sigortalıyı çalıştırmamaları ve sigortalının işe giriş bildirgesini yasal süresi içinde Kurum’a vermeleri kendi lehine olacaktır.

Yazar: Reşat MERTTİR*

Yaklaşım Dergisi / Şubat 2013 / Sayı: 242


*           İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü, Sosyal Güvenlik Denetmeni

(1)        16.06.2006 tarih ve 26200 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

(2)        Ali GÜZEL – Ali Rıza OKUR – Nurşen CANİKLİOĞLU, Sosyal Güvenlik Hukuku, 14. Baskı, Beta Yayınları, İstanbul 2012, s.486

(3)        GÜZEL – OKUR – CANİKLİOĞLU, age, s.489

(4)        A. Can TUNCAY – Ömer EKMEKÇİ, Sosyal Güvenlik Hukuku Dersleri, 14. Baskı, Beta Yayınları, İstanbul 2011, s.330

Bir önceki yazımız olan Yargıtay Yurt Dışında Çalışmaya Başlama Tarihini İşe Başlama Tarihi Olarak Kabul Ediyor başlıklı makalemizde emeklilik, işe başlama tarihinin tespiti ve yargıtay kararı hakkında bilgiler verilmektedir.

Yazar: Osman Özbolat

İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Mevzuatı ile ilgili her türlü sorularınızı ve danışmanlık taleplerinizi İLETİŞİM bölümüne yazarak bize ulaştırabilirsiniz. Şirketinize ait ücretsiz teşvik analizi yaptırmak ve Sgk ve İş-Kur teşviklerinden etkin bir şekilde yararlanmak için de www.insdanismanlik.com adresimizi ziyaret edebilir uzmanlarımızdan görüş ve öneri alabilirsiniz.

Bu yazıyı paylaş

  • facebook-share
  • tweet-it
  • friendfeed
  • plus-it

yorumlar