İşçiye boş kağıt ve istifa dilekçesi imzalatmak

imzaÇalışma hayatında bazı işverenlerin dediğim dedik çaldığım düdük hesabı kanun ve nizamı hiçe sayarak hareket etmeleri neticesinde işe giren işçilere boş kâğıda imza attırıldığını duyuyoruz. Sanki işçi o kâğıdı imzalayınca her şey tamam, işçinin her türlü elini kolunu bağladım dercesine kendini belki de Dünyanın en zeki insanı gibi görmüyor değil. Tabi bu arada zavallı işçide evine nasıl ekmek götürebilirim hesabında olması ve işe girmenin sevinci ile gözü bir şey görmez.

Uygulamada en çok yaşanan sorun işverenin, istifa dilekçesi yazdırmasıdır. İşverenin bu baskıdaki amacı ise işçinin hak etmiş olduğu tazminatlarını ödemeden işçiden yazılı delil alarak borçtan kurtulmaktır. Yani işçinin hakkına ipotek koymaktır. İşçi de işveren veya vekilince yapılan baskı sonucu, içinde bulunduğu psikolojik buhran ve stresten kurtulmak için aniden karar alıp istifa dilekçesi yazmaktadır. İşçi, yılların verdiği emeği bir kalemde silip atmaktadır. İşçi, ilerleyen zamanda da istifa dilekçesi nedeniyle hakkı olmadığını zannederek işverenden herhangi bir hak talep etmemektedir…

Yargıtay: “İşyerinde hizmet süresi itibarıyla belirli hakları kazanmış bir kişinin hayatın olağan akışı içinde istifa ile bu hakları ortadan kaldırması olağan bir davranış sayılmaz” diyerek işçinin, uzun bir kıdem süresine sahip olması da feshin işçi tarafından yapılmadığı öngören bir olgu olarak değerlendirmiştir.

Türk Ceza Kanunu MADDE 117.Maddesine göre;

“İş ve çalışma hürriyetini ihlal eden kişiye, mağdurun şikayeti halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir. Çaresizliğini, kimsesizliğini ve bağlılığını sömürmek suretiyle kişi veya kişileri ücretsiz olarak veya sağladığı hizmet ile açık bir şekilde orantısız düşük bir ücretle çalıştıran veya bu durumda bulunan kişiyi, insan onuru ile bağdaşmayacak çalışma ve konaklama koşullarına tabi kılan kimseye altı aydan üç yıla kadar hapis veya yüz günden az olmamak üzere adlî para cezası verilir. Yukarıdaki fıkrada belirtilen durumlara düşürmek üzere bir kimseyi tedarik veya sevk veya bir yerden diğer bir yere nakleden kişiye de aynı ceza verilir. Cebir veya tehdit kullanarak, işçiyi veya işverenlerini ücretleri azaltıp çoğaltmaya veya evvelce kabul edilenlerden başka koşullar altında anlaşmalar kabulüne zorlayan ya da bir işin durmasına, sona ermesine veya durmanın devamına neden olan kişiye altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.”

Yargıtay: “İşçi tarafından rıza ile imzalanmış fakat işleme konmayıp işçi çalışmaya devam etmişse işçinin önceden imzaladığı istifa dilekçesi geçersizdir ve bu belgeye göre hüküm kurulmaz” demiştir. Ayrıca “İşe girerken veya çalışma esnasında alınan istifa dilekçeleri kesinlikle geçersizdir.” Bu şekilde alınan istifa beyanı, işçinin gerçek iradesini yansıtmamaktadır.

İş Kanunu’na göre Kıdem Tazminatı hususunda işçi kendi rızasıyla işten ayrılması sonucu işçinin işverenden herhangi bir hak iddia edememesidir. Bu sebeple; işçinin işten ayrılmasında istifa ile kendi rızası ile mi ayrılıp ayrılmadığı konusu net olmalıdır. Oysa uygulamada ise işçi kesimi bu konu hakkında yeterli bilgi sahibi olmayıp her işi bırakmayı istifa olarak değerlendirmektedir.

Uygulamada işveren, işçi üzerinde büyük bir baskı kurmakta ve işçinin maaşında veya çalışma koşullarında değişiklik yaratmaktadır. Örneğin; İkramiyelerin kaldırılması, maaşının geç verilmesi, ücretsiz izne çıkarılması, iş konumunun değiştirilmesi, yol, yemek ve yakacak yardımı gibi sosyal haklarının kaldırılması gibi değişikliğe gitmesi gibi durumlarda işin işçi tarafından bırakılması istifa değildir. Bu durumda işçi işten ayrılması halini haklı veya geçerli nedene dayanması durumunda bunun istifa ile ayrılma olmadığını bilmesi gerekir.

İşe girişte işverenlerin, işçiden boş kâğıda imza alıp daha sonra alınan imzanın üstünü doldurması ve içeriğinin istifa dilekçesi olması durumunda ortaya çıkan istifa dilekçesi geçersiz sayılacaktır. Bu husus tanıkla ve her türlü delil ile ispat edilebilmektedir. Bu tür işlemlerde işçinin kendi el yazısı ile yazması ve gerçek durumu yansıtması en doğru tarz olsa gerek.

Kaynak: http://www.muhasebenet.net 

Bir önceki yazımız olan Şirket ortaklarının SGK borçlarından sorumlulukları başlıklı makalemizde sgk borçları, sgk borcunun sorumluluğu ve şirket borçlarından yöneticilerin sorumluluğu hakkında bilgiler verilmektedir.

Yazar: Osman Özbolat

İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Mevzuatı ile ilgili her türlü sorularınızı ve danışmanlık taleplerinizi İLETİŞİM bölümüne yazarak bize ulaştırabilirsiniz. Şirketinize ait ücretsiz teşvik analizi yaptırmak ve Sgk ve İş-Kur teşviklerinden etkin bir şekilde yararlanmak için de www.insdanismanlik.com adresimizi ziyaret edebilir uzmanlarımızdan görüş ve öneri alabilirsiniz.

Bu yazıyı paylaş

  • facebook-share
  • tweet-it
  • friendfeed
  • plus-it

yorumlar