Ücret Zammı Yapılmadığı İçin İstifa Eden Tazminat Alır mı?

yargıtay kararıT.C.

YARGITAY

Dokuzuncu Hukuk Dairesi Esas No : 2008/37796 Karar No : 2010/29009 Tarih : 14.10.2010 

ÖZET :

  • KIDEM VE İHBAR TAZMİNATI TALEBİ
  • HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRILIK
  • İŞVERENE ÜCRET ZAMMI YAPILMADIĞINI BİLDİREN İŞÇİNİN SÖZLEŞMESİNİN FESHEDİLMESİ

İÇTİHAT METNİ

ÖZET :

Davacı son bir yıl içinde yapılması gereken ücret zammının yapılmaması nedeniyle durumu işverene bildirdiğinde işverence işine son verildiğini ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin hüküm altına alınmasını istemiştir. On iki yıllık kıdeme sahip bir işçinin tazminat haklarından vazgeçerek işyerinden ayrılması da olağan akışa aykırıdır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız feshedildiği anlaşılmaktadır. Davacının ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin hüküm altına alınması gerekir.

DAVA : 

Davacı işçi davalıya ait işyerinde usta makinacı olarak 01.08.1990 – 23.09.2006 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesine işveren tarafından son verildiğini ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin hüküm altına alınmasını istemiştir.

Davalı işveren davacının işyerinden çıkarılmayı temin etmek üzere aşırı derecede zam talebinde bulunduğunu, talebi makul olmadığı için reddedilince tek taraflı olarak iş sözleşmesini feshettiğini, işe dönmesi için ihtar çektiklerini ancak dönmediğini savunmuştur.

Mahkemece davacının kendisine teklif edilen zammı kabul etmemesi nedeniyle işten ayrıldığını kabul ederek ihbar ve kıdem tazminatı isteklerini reddetmiştir. Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Hüküm süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakini tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR :

1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Davacı son bir yıl içinde yapılması gereken ücret zammının yapılmaması nedeniyle durumu işverene bildirdiğinde işverence işine son verildiğini ileri sürmüştür.

Davalı ise aşırı derecedeki zam isteğinin kabul edilmemesi üzerine davacının iş akdini kendisinin sona erdirerek işyerinden ayrıldığını savunmuştur.

Davacının iş sözleşmesinin feshine ilişkin herhangi bir tutanak ve yazılı fesih bildirimi sunulmadığı gibi, davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde bahsedilen işe dön ihtaratı içeren ihtarnamede dosyaya sunulmamıştır.

Davacı tanıkları akdin işverence sona erdirildiğini ifade etmişlerdir. Davalı vekili cevap dilekçesinde “davacı davalı işverenini kanunun öngördüğü şekilde iş akdine son vermeye adeta mecbur etmiştir.” şeklindeki ifade ile işverenin feshe mecbur tutulduğunu belirtmiştir.

On iki yıllık kıdeme sahip bir işçinin tazminat haklarından vazgeçerek işyerinden ayrılması da olağan akışa aykırıdır.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız feshedildiği anlaşılmaktadır. Davacının ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde reddedilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ :

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.10.2010 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Bir önceki yazımız olan Asker ve Polislerin Sigortalılığı başlıklı makalemizde harp okulu sürelerini borçlanma, polis okulu sürelerini borçlanma ve polis ve komiserlerin emekliliği hakkında bilgiler verilmektedir.

Yazar: Osman Özbolat

İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Mevzuatı ile ilgili her türlü sorularınızı ve danışmanlık taleplerinizi İLETİŞİM bölümüne yazarak bize ulaştırabilirsiniz. Şirketinize ait ücretsiz teşvik analizi yaptırmak ve Sgk ve İş-Kur teşviklerinden etkin bir şekilde yararlanmak için de www.insdanismanlik.com adresimizi ziyaret edebilir uzmanlarımızdan görüş ve öneri alabilirsiniz.

Bu yazıyı paylaş

  • facebook-share
  • tweet-it
  • friendfeed
  • plus-it

yorumlar