İşçi Cinayetleri

iş kazasıİlgili Kanunda iş kazasının tanımı açıktır: “iş kazası, iş yaparken meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır.” Kanun bile ölümden bahsetmemiş veya bahsedememiş, iş kazası“işçiyi engelli hale getiren” olay olarak tanımlamıştır.

Buna rağmen;

Depremde bile parmak sayısında insanın hayatını kaybettiği bir dünyada, ülkemizde sadece 2013 yılında çalışırken hayatını kaybeden 1235 kişinin ölümlerinin adı nedir? 

Savaş ülkelerinde pazarlara atılan bombalarda bile 50-60 kişinin hayatını kaybettiği bir dünyada, yüreklerimiz dağlayan 300 kişinin ölümlerinin adı nedir? 

Ayakkabıları kirletmesin diye sedyeye uzanmaktan ar eden emekçinin, bembeyaz yüreğinin üstüne yıktığınız o kapkara dünyaya Allah aşkına ne isim veriyorsunuz?

“Beni bırakın arkadaşımı alın, onun eşi hamile” diyecek kadar civanmert insanların anasını, babasını, eşini, kardeşini gözü yaşlı bırakmanın adı nedir?

Yaşanılan olayın adı iş kazası olabilir, ama sonucu işçi cinayetidir.

İşçi cinayetlerinin önüne geçmek için 2012 yılından bu yana hummalı bir çalışma var ama çalışmalar şekilden öteye esasa bir türlü giremiyor.

İş güvenliği yasası çıkardık;

Elde uzman olmadığı görünce ilgisiz alakasız, hayatında bir iş kazası bile doğru dürüst görmemiş/incelememiş kişilere bile bir-iki aylık eğitim ve bir sınavla uzmanlık sertifikası verdik.

İşverenlerin işçiliğini yapan uzmanları işyerlerinde istihdam ederek, “aylıklı iş güvenliği uzmanlığı” sektörü yarattık.

İşverenin işçisi olan uzmanlara “iş yerinde bir usulsüzlük olursa bana haber ver” dedik.

İş güvenliği konusunda sektörel uzmanlaşma ortamı yaratılmadan, kademeli uzmanlık sistemi ile uzmanları A-B-C diye diye sınıflara ayırdık.

Eğitim ve tecrübesinin ne olduğuna bakılmaksızın uzmanlık sınıfına göre bir kimya mühendisini inşaatlara gönderip denetim yaptırdık. İnşaat mühendisini de kimyasal alanlara…

İşyerlerine bile uğramayan uzmanların/hekimlerin olduğunu duyunca işyeri denetimlerinden, iş güvenliği denetimi yapan birimleri denetlemeye başladık.

Güzel bir iş güvenliği sektörü yaratıp, işyerinin iş sağlığı ve güvenliğini piyasanın rekabet koşullarına bırakarak neredeyse birbirleriyle savaşan sağlık ve güvenlik birimleri kurdurduk.

Bu güzel ve önemli gelişmeleri de (?), kamu spotları ile halkımıza duyurarak iş güvenliği adına önemli çalışmalara imza attık.

Peki, olumlu sonuçlar alındı mı? Kocaman bir HAYIR!

O zaman ne yapılmalı?

İş sağlığı ve güvenliği konusunda çalıştırılacak iş güvenliği uzmanlarının, iş kolu bazında yetkinliğe sahip olması gerekmektedir. Örneğin, bir makine endüstrisinde kesinlikle makine mühendisliği ve makine alanında teknik bölümlerden mezun olan iş güvenliği uzmanlarının görev yapması gerekmektedir. Mevcut iş kollarının ülkemizdeki teknik bölümler çerçevesinde acilen sınıflandırmaya tabi tutulması ve bu eksende düzenleme yapılması kaçınılmazdır. Bu şekilde, alanlara göre de işin az tehlikeli, tehlikeli ve çok tehlikeli durumuna göre A-B-C sınıfı uzmanlığın oluşturularak, mesleki kıdem ve sınavlarla bu kademelerin elde edilmesi gerekmektedir. Örneğin, çok tehlikeli bir inşaat işinin A sınıfı inşaat mühendisi tarafından incelenmesi gerekmektedir.

Bununla birlikte Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda birbirlerinden ayrı ve aralarında hiçbir koordine olmadan görev yapan yaklaşık 3300 denetim görevlisinin (İş Müfettişi, SGK Müfettişi ve Sosyal Güvenlik Denetmenleri) Bakanlığa bağlı bir Teftiş Kurulu altında birleştirilmesi ve bu Teftiş Kurulunun da, Teknik Teftiş Kurulu ve Sosyal Teftiş Kurulu olarak iki ayrı uzmanlık alanında kurulması gerekmektedir. Teknik bölüm mezunu müfettişler risk odaklı denetimler kapsamında sık sık tehlikeli işyerlerine giderek sadece iş güvenliği alanında denetimler yapmalı, sosyal bölüm mezunu müfettişler de sadece çalışma hayatına ilişkin denetimler yapmalıdır.

Söz konusu Kurullar 3000 kişilik bir denetim ordusu ile yıllık bazda belirlenecek plan ve programlar çerçevesinde etkin, sürekli ve koordineli şekilde denetimler yapacaktır. Böylelikle Bakanlık iş güvenliği birimlerinin işyerlerinin denetimini değil, iş güvenliği birimlerinin fiilen yapmış oldukları denetimleri sahada bizzat teftiş ederek eksiklikleri direk müdahale edecektir.

İş kazalarına, meslek hastalıklarına sebep olanların, üçüncü kişiler dahil cezalarının caydırıcılık nitelik arz edecek şekilde artırılması lazımdır.

Belirtilen hususların ivedilikle yerine getirilmesi ve bir daha böylesi elim kazaların yaşanmaması dileğimle; son olarak Soma’da Hakkın rahmetine kavuşan kardeşlerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine baş sağlığı diliyorum. Rabbim mekanlarını cennet, ahiretlerini güzel eylesin.

İletişim: www.osmanozbolat.com

twitter.com/osozbolat

Bir önceki yazımız olan 53 yaşında emekli olabilirsiniz başlıklı makalemizde emeklilik, Erken emeklilik ve Kıdem Tazminatı hakkında bilgiler verilmektedir.

Yazar: Osman Özbolat

İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Mevzuatı ile ilgili her türlü sorularınızı ve danışmanlık taleplerinizi İLETİŞİM bölümüne yazarak bize ulaştırabilirsiniz. Şirketinize ait ücretsiz teşvik analizi yaptırmak ve Sgk ve İş-Kur teşviklerinden etkin bir şekilde yararlanmak için de www.insdanismanlik.com adresimizi ziyaret edebilir uzmanlarımızdan görüş ve öneri alabilirsiniz.

Bu yazıyı paylaş

  • facebook-share
  • tweet-it
  • friendfeed
  • plus-it

yorumlar