Ölen sigortalının anne ve babasına nasıl aylık bağlanır?

ihtiyarSosyal sigorta sistemi, asli sigortalının dışında hak sahibi olarak nitelenen bağlı/bağımlı sigortalıları da (aile bireylerini) koruma kapsamına almaktadır(1). Sigortalının ölümü sonrası geçimi sigortalı tarafından sağlanan veya ölüm öncesi geçimi sigortalı tarafından sağlanmamakla birlikte daha sonra geçimi sigortalı tarafından sağlanması muhtemel olan sigortalının anne ve babası gelir kaybına uğrar. Bu nedenle sigortalının ölümü sonrası geride kalan anne ve baba açısından bir sosyal tehlike başlar(2). Sigortalının ölümü sonrası, sosyal tehlikeye uğradığı için geçim sıkıntısı yaşaması muhtemel olan sigortalının anne ve babasının mahrum kalacağı maddi destek telafi edilemeyecek boyutlarda ise anne ve baba sosyal sigorta yardımına gereksinim duyar(3).

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu(4), sigortalının ölümü sonrası geçimleri sigortalı tarafından sağlanan anne ve babaların geleceklerini güvence altına almak amacıyla, geride kalanların sigortası (ölüm sigortası-survivors insurance)(5) düzenlemesine yer vermiştir. Bu çalışmada, sigortalının ölümü sonrası geride kalan hak sahiplerinden olan anne ve/veya babanın, ölen sigortalıdan dolayı 5510 sayılı Kanun’a göre, ölüm aylığına hak kazanabilmesi için hangi koşullara sahip olması gerektiği hakkında değerlendirme yapılacaktır.

II- 5510 SAYILI KANUN’A GÖRE ANNE VE BABANIN ÖLÜM AYLIĞINA HAK KAZANMASI KOŞULLARI

Temel koruma birimi olarak aileyi esas alan ölüm sigortası, di­ğer sigorta kollarından farklı olarak sigortalının kendisine değil, ölüme bağlı olarak geride kalan hak sahiplerine sosyal güvenlik garantisi sağ­lar(6). Yasa koyucu, Türk toplumunun aile ve sosyal yapısını gözeterek sigortalının anne ve babasını da hak sahibi olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle belli koşulların varlığı halinde ölen sigortalının anne ve/veya babasına ölüm aylığı bağlanmaktadır(7).

5510 sayılı Kanun’a göre anne ve/veya baba, evlilik birlikteliği içinde doğan çocuklarının ölümü halinde hak sahibi niteliğini kazanır. Bu ölçü dikkate alındığında anne ve/veya baba, üvey evlatları ya da evlatlıkları üzerinden ölüm aylığına hak kazanamazlar(8). Dolayısıyla anne ve/veya babaların sadece öz çocuklarının ölümü halinde ölüm aylığı isteme hakları bulunmaktadır.

5510 sayılı Kanun, ölen sigortalının anne ve/veya babasına ölüm aylığı bağlanmasını üç koşula bağlamıştır. Bu koşullardan ilki anne ve/veya babanın diğer çocuklardan kazanılmış gelir ve aylıklar hariç gelir veya aylık almamasıdır. 5510 sayılı Kanun’un 34. maddesi birinci fıkrası (d) bendinde yer alan“gelir ve/veya aylık bağlanmamış” olması ibaresinden anlaşılması gereken anne/babanın kendi çalışması nedeniyle veya eşinden ya da anne/babasından ölüm aylığı almamasıdır(9).

Ölen sigortalının anne ve/veya babasına ölüm aylığı bağlanabilmesi için aranan ikinci koşul, sigortalının aylık bağlanacak eş ve çocukları varsa artan bir hissenin bulunmasıdır. Anne ve baba dışında sigortalının eşiyle birlikte aylık bağlanacak ikiden fazla kimse varsa veya eş dışında birden fazla çocuk varsa artan hisse olamayacağından anne ve/veya babaya aylık bağlanamayacaktır. Ancak anne ve/veya babanın 65 yaşından büyük olması halinde istisnai olarak diğer hak sahiplerinin hisselerinden düşüm yapılarak anne ve/veya babaya ölüm aylığı bağlanabilecektir.

Anne ve/veya babaya, ölen çocuğundan dolayı aylık bağlanabilmesi için aranan son koşul anne ve/veya babanın kişi başına düşen gelirinin asgari ücretin net tutarının altında olmasıdır. Kanun maddesinde yer alan “her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelir” ibaresi kavramına çalışma olgusu da girmektedir(10). Gelir kavramından anlaşılması gereken ise 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun(11) 2. maddesinde sayılan ticari kazançlar, zirai kazançlar, ücretler, serbest meslek kazançları, menkul ve gayrimenkul sermaye iratları ile diğer kazanç ve iratlardır(12). 

Diğer gelirlerle birlikte getirisi asgari ücretin altında kalan çalışmalar ölüm aylığı bağlanmasına engel olmadığı gibi gelir toplamına anne ve/veya babayla birlikte yaşayan çocuklar veya diğer kimselerin geliri eklenmeyecektir. Gelir değerlendirmesi,  anne ve baba birlikte yaşıyorsa anne ve babanın toplam geliri, anne ve baba ayrı yaşıyor ise aylık talebinde bulunan anne ya da babanın gelirine göre belirlenir.

2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun’un(13) 8. maddesi ikinci fıkrasına göre sigortalının birden çok kapsamda hizmetinin bulunması halinde, hak sahiplerine, en son sigorta statüsünden ölüm aylığı bağlanacaktır. Hak sahiplerine, son sigorta statüsünden aylık bağlanamıyor ancak son sigorta statüsündeki hizmetler dışlanınca hak sahibi diğer statüden aylık alma hakkını kazanıyor ise bu kez ilgili statüden ölüm aylığı bağlanır.

Örneğin; 01.01.2005 tarih ila 01.01.2013 tarihleri arasında 1000 gün 4/I-(a) kapsamında, 01.01.2014 ila 30.04.2014 tarihleri arasında 120 gün 4/I-(b) kapsamında hizmeti bulunan sigortalının 15.05.2014 tarihinde ölmesi halinde, 1800 gün prim ödeme koşulu oluşmadığı için hak sahiplerine 4/I-(b) kapsamından ölüm aylığı bağlanamayacak ancak 120 günlük 4/I-(b) kapsamındaki hizmetler dışlanınca 5 yıl sigorta ve 900 gün 4/I-(a) kapsamında hizmeti bulunan sigortalının hak sahiplerine 1000 gün üzerinden 4/I-(a) kapsamından ölüm aylığı bağlanacaktır.

Ölüm aylığına hak kazanma koşullarını belirleyen asli unsur sigortalının öldüğü tarihte yürürlükte bulunan ve sigortalıya aylık bağlayacak olan sosyal sigorta kurumunun uygulama kanunudur. Bu nedenle sigortalının ölüm tarihinin 30 Eylül 2008 tarihinden sonra olması ve son sigorta statüsünün 4/I-(a) veya 4/I-(b) kapsamında bulunması halinde hak sahipliğini 5510 sayılı Kanun hükümleri belirleyecektir.  4/I-(c) Kapsamındaki sigortalılık(14) ilk defa 15 Ekim 2008 tarihinden itibaren başladığı için öldüğü tarihte son sigortalılığı 4/I-(c) kapsamında olan sigortalının ölmesi halinde de hak sahipliği şartlarını belirleyen unsur 5510 sayılı Kanun’un 34. maddesi olacaktır.

Sigortalı ister 15 Ekim 2008 tarihinden önce isterse 15 Ekim 2008 tarihinden sonra ölmüş olsun, son sigortalılık 5434 sayılı Kanun(15) kapsamında geçmiş ise hak sahipliği 5434 sayılı Kanun’a göre belirlenecektir. 5434 sayılı Kanun’a göre, ölen sigortalının hizmetinin 10 yıldan az olması halinde anne ve/veya babaya ölüm aylığı bağlanamayacağından, 5510 sayılı Kanun’un geçici 4. maddesi hükümlerine göre, sigortalının en az 1800 gün prim ödemesinin bulunması halinde 5434 sayılı Kanun’a göre hesaplanacak ölüm aylığı 5510 sayılı Kanun’un 34. maddesinde sayılan şartları sağlayan anne ve/veya babaya ödenebilecektir(16). Dolayısıyla son olarak 5434 sayılı Kanun kapsamında prim ödemesi bulunup 5 yıldan fazla 10 yıldan az hizmeti olan sigortalının anne ve/veya babasının hak sahipliği 5510 sayılı Kanun’a göre belirlenecektir.

5434 sayılı Kanun kapsamında sigortalı iken ölen ve 10 yıldan az prim ödemesi bulunan sigortalının anne ve/veya babasına da en az 1800 gün prim ödemesinin bulunması koşuluyla aylık bağlanmasını düzenleyen geçici 4. madde düzenlemesinin bir de olumsuz yansıması söz konusudur. Şöyle ki; 5434 sayılı Kanun kapsamında 10 yıldan fazla prim ödemesi bulunmakta iken ölen sigortalının babası sağ ise annesine aylık bağlanamayacak ancak sigortalının hizmeti 5 yıldan fazla 10 yıldan az ise 5510 sayılı Kanun’un 34. maddesindeki şartlara haiz olan anneye ölüm aylığı alabilecektir. Bu nedenle, 5510 sayılı Kanun’un geçici 4. maddesindeki bu düzenlemeyi, Anayasa’nın eşitlik ilkesiyle bağdaştırabilmenin mümkün olmadığını özellikle belirtmemiz gerekecektir.

Son Sigorta Statüsü

Ölüm Tarihi

Anne-Baba Ölüm Aylığı Şartları

4/1-(a), 4/I-(b)

30.09.2008 sonrası

-Gelir ve/veya aylık almamak

-Geliri asgari ücretin altında olması

-Artan hisse olması (65 yaş üstü için aranmaz)

4/I-(c) (yeni memur)

14.10. 2008 sonrası

-Gelir ve/veya aylık almamak

-Geliri asgari ücretin altında olması

-Artan hisse olması (65 yaş üstü için aranmaz)

5434 (eski memur) 
sigortalının hizmeti 10 yıldan fazla

14.10.2008 sonrası

Baba: 65 yaşından büyük olanlar için, sigortalının ölüm tarihinde 5434 sayılı Kanun kapsamında olmaması ve muhtaç olması(17), 65 yaşından küçük olanlar için 5434 sayılı Kanun kapsamında olmaması ve muhtaç olması, çalışarak geçimin sağlayamayacak derecede malûl olması.

Anne: Sigortalının ölüm tarihinde, dul ve muhtaç olması, (eşi yaşayan anneye aylık bağlanmaz)

5434 (eski memur)

sigortalının hizmeti 5-10 yıl arası

14.10.2008 sonrası

-Gelir ve/veya aylık almamak

-Geliri asgari ücretin altında olması

-Artan hisse olması (65 yaş üstü için aranmaz)

III- 5510 SAYILI KANUN ÖNCESİ ÖLEN SİGORTALININ ANNE VE BABASINA ÖLÜM AYLIĞI BAĞLANABİLMESİ İÇİN SAĞLANMASI GEREKEN KOŞULLAR

Türk sosyal güvenlik sisteminde, üzerinde en fazla değişiklik yapılan düzenlemelerden biride ölüm aylığı bağlanması için aranan koşullara ilişkin hükümlerdir. Hak sahipleri açısından ölüm aylığı şartlarının sigortalının ölüm tarihinde yürürlükte bulunan sosyal sigorta kanunlarına göre belirleniyor

olması nedeniyle anne ve babalar için ölüm aylığı koşulları da değişkenlik göstermektedir. Bu değişkenlikler her ne kadar bir eşitsizliği beraberinde getiriyor olsa da Yüksek Mahkeme’nin kararları Kurum uygulamasından farklı olabilmektedir. Yüksek Mahkeme, yasada yürürlüğe ilişkin özel bir düzenleme bulunmaması halinde sosyal güvenlik kurallarının tanımlanan niteliği nedeniyle her iki düzenlemeden, lehe olan düzenlemenin uygulanması gerektiğine hükmedebilmektedir(18).

A- SSK KAPSAMINDAN ÖLÜM AYLIĞI BAĞLANMASI KOŞULLARI

1 Ekim 2008 tarihinden önce ölen sigortalının anne ve/veya babasına ölüm aylığı bağlanması için aranan koşullar 506 sayılı Kanun’un(19) anne babaya aylık bağlanması şartlarını düzenleyen 69. maddesi hükümlerine göre belirlenecektir. 506 sayılı Kanun’un 69. maddesi, 4958 sayılı Kanun’un 35. maddesiyle 6 Ağustos 2003 tarihinden geçerli olmak üzere esaslı değişikliğe uğradığı için sigortalının ölümünün 6 Ağustos 2003 tarihinden önce olması halinde anne ve/veya baba için ölüm aylığı şartları eski kanun hükümlerine, sonra olması halinde ise yeni kanun hükümlere göre belirlenecektir.

6 Ağustos 2003 tarihinden önce ölen sigortalının anne ve/veya babasına, diğer hak sahiplerine bağlanacak aylıktan artan bir hisse bulunması koşuluyla, geçiminin sigortalı tarafından sağlandığının da belgelenmesi halinde ölüm aylığı bağlanır. Geçimin sigortalı tarafından sağlanıyor olması koşulu için genel bir ölçüden ziyade içinde bulunulan çevrenin sosyal yapısı dikkate alınmaktadır(20). Bu nedenle her bir anne ve/veya baba için bakımın sigortalı tarafından sağlanması koşulu kendi özellikleri içinde (sui generis) değerlendirilir.

Örneğin; ücra bir köyde yaşayan anne ve/veya babaya düzenli biçimde aylık 100 TL ödenmesi, geçimin sigortalı tarafından sağlanması olarak değerlendirilebilecek iken büyük şehirde sigortalıdan ayrı yaşayan anne ve/veya babaya yapılan 100 TL yardım tek başına geçimin sigortalı tarafından sağlanması koşulunu karşılamayacaktır. Yine sigortalı ile birlikte yaşayan anne ve/veya babaya sigortalı tarafından parasal destek verilmemiş olunsa bile birlikte yaşam olgusu, bizi geçimin sigortalı tarafından sağlanması sonucuna ulaştıracaktır.

Sigortalının 6 Ağustos 2003 ila 30 Eylül 2008 tarihleri arasında ölmesi halinde, diğer hak sahiplerine bağlanacak aylıktan artan bir hisse bulunması koşuluyla sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmayan veya 2022 sayılı Kanun’a göre bağlanan aylık hariç olmak üzere buralardan her ne ad altında olursa olsun gelir veya aylık almayan anne ve babaya ölüm aylığı bağlanacaktır.

B- BAĞ-KUR KAPSAMINDAN ÖLÜM AYLIĞI BAĞLANMASI KOŞULLARI

1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu’nun(21), anne ve/veya babaya ölüm aylığı bağlanması koşullarını düzenleyen 48. maddesi, 619 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile 04.10.2000 tarihinden geçerli olmak üzere esaslı değişikliğe uğramış, söz konusu KHK, Anayasa Mahkemesi’nin Kararı(22) ile (yetki yönünden) iptal edilmiş, iptal Kararı ise 08.08.2001 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 1479 sayılı Kanun’un 48. maddesi daha sonra 4956 sayılı Kanun ile 02.08.2003 tarihinden geçerli olmak üzere 619 sayılı KHK hükümlerine paralel biçimde yeniden düzenlenmiştir. Bu yasal düzenlemeler nedeniyle sigortalının ölüm tarihi, anne ve/veya babaya ölüm aylığı bağlanması şartlarını belirleme açısından birer milat niteliğine sahiptir.

Sigortalının 01.10.1972 ila 03.10.2000 tarihleri arasında ölmesi halinde, diğer hak sahiplerine bağlanacak aylıktan artan bir hisse bulunması koşuluyla, geçimi sigortalı tarafından sağlanan anne ve/veya babaya ölüm aylığı bağlanacaktır. Geçimin sigortalı tarafından sağlandığının kabul edilebilmesi için anne ve/veya babanın kişi başına düşen gelirinin asgari ücretin brüt tutarının altında olması gerekmektedir(23).

Sigortalının 04.10.2000 ila 07.08.2001 tarihleri arasında ölmesi halinde, diğer hak sahiplerine bağlanacak aylıktan artan bir hisse bulunması koşuluyla, 1479 sayılı Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmayan, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan anne ve/veya babaya ölüm aylığı bağlanacaktır.

Sigortalının 08.08.2001 ila 01.08.2003 tarihleri arasında ölmesi halinde, diğer hak sahiplerine bağlanacak aylıktan artan bir hisse bulunması koşuluyla, geçimi sigortalı tarafından sağlanan anne ve/veya babaya ölüm aylığı bağlanacaktır. Geçimin sigortalı tarafından sağlandığının kabul edilebilmesi için anne ve/veya babanın kişi başına düşen gelirinin asgari ücretin brüt tutarının altında olması gerekmektedir.

Sigortalının 02.08.2003 ila 30.09.2008 tarihleri arasında ölmesi halinde, sigortalının ölüm tarihinde veya sonradan diğer hak sahiplerine bağlanacak aylıktan artan bir hisse bulunması koşuluyla, 1479 sayılı Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmayan, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan anne ve/veya babasına ölüm aylığı bağlanacaktır.

C- EMEKLİ SANDIĞI KAPSAMINDAN ÖLÜM AYLIĞI BAĞLANMASI KOŞULLARI

5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun anne ve/veya babaya ölüm aylığı bağlanması koşullarını düzenleyen 72. maddesi hükümlerine göre, ölen sigortalının 5434 sayılı Kanun kapsamında bulunmayan (sigortalı veya emekli) dul ve muhtaç annesi ile 5434 sayılı Kanun kapsamında olmayan ve ölüm tarihinde muhtaç ve 65 yaşını doldurmuş bulunan babasına, müracaat tarihini takip eden aybaşından itibaren ölüm aylığı bağlanır. Muhtaç baba, çalışarak geçimini sağlayamayacak derecede malûl ise 65 yaş şartı aranmadan ölüm aylığı bağlanır. 15 Ekim 2008 tarihinden önce ölen sigortalının 5 yıldan fazla ancak 10 yıldan az hizmetinin bulunması halinde anne ve/veya babaya ölüm aylığı bağlanması koşulları 5434 sayılı Kanun’un 72. maddesine göre değil 5510 sayılı Kanun’un 34. maddesi hükümlerine göre belirlenir. Dolayısıyla artan hisse bulunması koşuluyla (65 yaş üstü için hisseye bakılmaz) gelir ve/veya aylık almayan, kişi başına düşen geliri asgari ücretin net tutarının altında bulunan anne ve/veya babaya ölüm aylığı bağlanır.

Son Sigorta Statüsü

Ölüm Tarihi

Anne-Baba Ölüm Aylığı Şartları

SSK

06.08.2003 öncesi

-Geçimi sigortalı tarafından sağlanması

-Artan hisse olması

SSK

06.08.2003-30.09.2008 arası

-Sigortalı olmayı gerektirir çalışması olmamak

-Gelir ve/veya aylık almamak

-Artan hisse olması

Bağ-Kur

01.10.1972-03.10.2000

veya 07.08.2001-01.08.2003 arası

-Geçimi sigortalı tarafından sağlanması (kişi başına düşen gelirler toplamı brüt asgari ücretin altında olması)

-Artan hisse olması

Bağ-Kur

04.10.2000-07.08.2001

veya 02.08.2003-30.09.2008 arası

-Sigortalı olmayı gerektirir çalışması olmamak

-Gelir ve/veya aylık almamak

-Artan hisse olması

Emekli Sandığı

(prim: 10 yıl üstü)

14.10.2008 sonrası

Baba: 65 yaşından büyük olanlar için, sigortalının ölüm tarihinde 5434 sayılı Kanun kapsamında olmaması ve muhtaç olması, 65 yaşından küçük olanlar için 5434 sayılı Kanun kapsamında olmaması ve muhtaç olması, çalışarak geçimin sağlayamayacak derecede malûl olması.

Anne: Sigortalının ölüm tarihinde, dul ve muhtaç olması,

Emekli Sandığı

(prim:5-10 yıl arası)

14.10.2008 sonrası

-Gelir ve/veya aylık almamak

-Kişi başına düşen geliri asgari ücretin netinin altında olması

-Artan hisse olması (65 yaş üstü için aranmaz)

Ölüm aylığı açısından sigortalının ölüm nedeninin bir önemi bulunmamakla birlikte, sigortalının iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle ölmesi veya sigortalının iş kazası veya meslek hastalığı kapsamında gelir almakta iken ölmesi durumunda, sigortalının prim ödeme süresi, hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanmasına yeter sayıda ise gerekli koşulları sağlayan anne ve/veya babanın, ölüm aylığı dışında ölüm geliri alma hakkı da olacaktır (5510 md.16, 22, 32, 34).

IV- SONUÇ

Ölüm, ne zaman gerçekleşeceği belli olmayan ve bu olguyu yaşa­yan kişi ile birlikte sigortalının anne ve babasını da sosyo-ekonomik olarak etkileyen bir kav­ramdır. Temel koruma birimi olarak aileyi esas alan ölüm sigortası, di­ğer sigorta kollarından farklı olarak sigortalının kendisine değil, ölüme bağlı olarak geride kalan anne ve/veya babasına da sosyal güvenlik garantisi sağ­lar. Türk toplumunun aile ve sosyal yapısı gözeti­lerek sigortalının anne ve/veya babası hak sahibi olarak tanımlanmıştır. Ölen sigortalının sağlığın­da geçimini sağladığı ve geride bıraktığı anne ve/veya babasına kanunda belirtilen şartları sağlaması koşuluyla ölüm aylığı bağlanır(24). Ölüm aylığı bağlanması yöntemiyle sigortalının ölümü sonrası geçim sıkıntısı çekmesi muhtemel olan anne ve/veya babasının yaşamları asgari güvence altına alınır(25).

*           İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürü, Sosyal Güvenlik Kurumu Başmüfettişi

**          İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdür Yrd., Doktora Öğrencisi

(1)         Ali Nazım SÖZER, Türk Sosyal Sigortalar Hukuku, Beta Yayınevi, İstanbul 2013, s. 399

(2)         Müjdat ŞAKAR, Sosyal Sigortalar Uygulaması, Beta Yayınevi, Yenilenmiş 10. Baskı, İstanbul 2011, s.283

(3)         A. Can TUNCAY – Ömer EKMEKÇİ, Sosyal Güvenlik Hukuku Dersleri, Beta Yayınevi, Güncellenmiş 1. Baskı, İstanbul 2011, s. 422; ŞAKAR, age, s. 283

(4)         16.06.2006 tarih ve 26200 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

(5)         Nurşen CANİKLİOĞLU, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu Açısından Geride Kalanların Korunması, (Yayınlanmamış Doktora Tezi), Marmara Üniversitesi, İstanbul 1997; TUNCAY – EKMEKÇİ, age, s. 422

(6)         Ali GÜZEL – Ali Rıza OKUR – Nurşen CANİKLİOĞLU, Sosyal Güvenlik Hukuku, Beta Yayınevi, Yenilenmiş 14. Baskı, İstanbul 2012, s. 674

(7)         Yusuf ALPER, Sosyal Sigortalar,  Ekin Kitabevi, Bursa 2003,  s. 323

(8)         SÖZER, age, s.409; GÜZEL – OKUR – CANİKLİOĞLU, age, s. 675

(9)         SÖZER, age, s. 410

(10)       SÖZER, age, s. 410

(11)       06.01.1961 tarih ve 10700 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

(12)       SGK, 08.04.2014 tarih ve 2014-4 sayılı yazı (e-Tahsis), SGK, 26.05.2014 tarih ve 2014-1 sayılı yazı (e-Bağımsız Tahsis)

(13)       27.05.1983 tarih ve 18059 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

(14)       5510 sayılı Kanun’un 4. maddesi birinci fıkrası (c) bendi kapsamındaki sigortalılar ilk defa 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren kamu görevlisi olan kişilerdir. Eski memurlar için halen 5434 sayılı Kanun hükümleri yürürlüktedir.

(15)       17.06.1949 tarih ve 7235 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

(16)       GÜZEL – OKUR – CANİKLİOĞLU, age, s. 680

(17)       Muhtaç olmak kavramından anlaşılması gereken aylık bağlanacak olan hak sahibinin kendi gelirinin (kişi başına düşen değil) asgari ücretin altında olmasıdır.

(18)       Yrg. 10. HD.’nin, 11.11.2018 tarih ve E. 2007/13916, K. 2008//14584 sayılı Kararı; Bkz. GÜZEL – OKUR – CANİKLİOĞLU, age.

(19)       29-30-31.07.1964; 01.08.1964 tarih ve 11766-11769 sayılı Resmi Gazetelerde yayımlanmıştır.

(20)       Sosyal Güvenlik Kontrol Memurları Çalışma Usul ve Esasları El Kitabı, SGK Yayınları, Ankara 2009, s. 49

(21)       14.09.1971 tarih ve 13956 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

(22)       Anayasa Mahkemesi’nin 26.10.2000 tarih ve E. 2000/61, K. 2000/34 sayılı Kararı.

(23)       22.06.2013 tarih ve 2013-26 sayılı SGK Genelgesi.

(24)       Mustafa KURUCA – Murat ÖZDAMAR, Tüm Yönleriyle Emeklilik, Güncellenmiş 2. Baskı, Yaklaşım Yayınları, Ankara 2013, s. 185-203

(25)       GÜZEL – OKUR – CANİKLİOĞLU, age, s. 551

 

Bir önceki yazımız olan İşverenler SGK Teşviklerinden Yararlanmıyor başlıklı makalemizde 6111 sayılı teşvik, en avantajlı sgk teşviki ve işveren teşvikleri hakkında bilgiler verilmektedir.

Yazar: Osman Özbolat

İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Mevzuatı ile ilgili her türlü sorularınızı ve danışmanlık taleplerinizi İLETİŞİM bölümüne yazarak bize ulaştırabilirsiniz. Şirketinize ait ücretsiz teşvik analizi yaptırmak ve Sgk ve İş-Kur teşviklerinden etkin bir şekilde yararlanmak için de www.insdanismanlik.com adresimizi ziyaret edebilir uzmanlarımızdan görüş ve öneri alabilirsiniz.

Bu yazıyı paylaş

  • facebook-share
  • tweet-it
  • friendfeed
  • plus-it

yorumlar