İşçi Ücreti Ödememenin Yasal Yaptırımı Nedir?

asgari ücretİşçinin emeğinin karşılığı olan ücret işçi için en önemli hak, işveren için en temel borçtur (1). İşverenin en temel borcunu aksatması durumunda yani ücret ödemelerinin süresi içinde yapılmaması ve bankaya ödenmemesi halinde uygulanacak olan yaptırım yazımızın konusunu oluşturmaktadır.

Genel Olarak Ücret

Ücret, 4857 sayılı İş Kanunu’nun (2) 32. maddesinin ilk fıkrasında, “Genel anlamda ücret bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutardır.” şeklinde; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun (3) 3. maddesinin 12. bendinde, ücret; “4. maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi kapsamında, sigortalı sayılanlara saatlik, günlük, haftalık, aylık veya yıllık olarak para ile ödenen ve süreklilik niteliği taşıyan brüt tutarı” şeklinde ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 2361 sayılı Kanunla değişik 61. maddesinin ilk fıkrasında ise “İşverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığında verilen para ve ayınlar ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.” şeklinde tanımlanmaktadır.

Uluslararası Çalışma Örgütü’nün 95 Sayılı Sözleşmesinde ücret; “Yapılan veya yapılacak olan bir iş için veyahut görülen veya görülecek bir iş için yazılı veya sözlü iş akdi gereğince bir işveren tarafından bir işçiye her ne nam altında ve hangi hesaplama şekliyle olursa olsun ödenmesi gereken ve nakden değerlendirilmesi kabil olup karşılıklı anlaşma veya mevzuatla tespit edilen bedel veya kazançtır.” Şeklinde tanımlanmış olup adı geçen sözleşme Türkiye tarafından da onaylanmıştır.

İşyerleri ve işletmelerinde İş Kanunu hükümlerinin uygulandığı işverenler ile üçüncü kişiler, Türkiye genelinde çalıştırdıkları işçi sayısının en az 10 olması halinde, çalıştırdıkları işçiye o ay içinde yapacakları her türlü ödemenin kanuni kesintiler düşüldükten sonra kalan net tutarını, bankalar aracılığıyla ödemekle yükümlüdürler. Ücret en geç ayda bir ödenir. İş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmeleriyle ödeme süresi bir haftaya kadar indirilebilir. Ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır (4).

Ücretin Ödenmemesi Durumu Ve Yaptırımı

Ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkak ile işçinin İş Kanunundan veya toplu iş sözleşmesinden veya iş sözleşmesinden doğan ücret ödemelerini süresi içinde kasten ödemeyen veya eksik ödeyen, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca Asgari Ücret Tespit Komisyonu aracılığıyla belirlenen asgari ücreti işçiye ödemeyen veya noksan ödeyen, ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını zorunlu tutulduğu halde özel olarak açılan banka hesabına ödemeyen işveren, işveren vekili ve üçüncü kişiye bu durumda olan her işçi ve her ay için 125,00 TL (5) idari para cezası verilmektedir.

5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 17’inci maddesinin (7) fıkrasında “İdarî para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 4.1.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Bu suretle idarî para cezasının hesabında bir Türk Lirasının küsuru dikkate alınmaz. Bu fıkra hükmü, nispi nitelikteki idarî para cezaları açısından uygulanmaz.” Denilmektedir. Bu hükme göre söz konusu fiil için uygulanacak idari para cezası da her takvim yılı başında güncellenmektedir.

Ücretin ödenmemesi konusundaki anlaşmazlıklarda ispat yükü işverenindir. Konuyla ilgili olarak yüksek mahkemenin vermiş olduğu bazı kararlara yer vermek faydalı olacaktır. Bu doğrultuda Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin vermiş olduğu bir kararında (6) şöyle denilmektedir: “Ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir. Bu konu da işçinin imzasını taşıyan bir ödeme belgesi yeterli ise de, para borcu olan ücretin ödendiğinin tanıkla ispatı mümkün değildir. Çalıştırdığı işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını özel olarak açılan banka hesapları vasıtasıyla ödeme zorunluluğuna tabi tutulan işverenler veya üçüncü kişiler, işçilerinin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını özel olarak açılan banka hesapları dışında ödeyemezler. Şeklinde kurala yer verilmiştir. Anılan hükme göre, belli koşulların varlığı halinde ödemeler işçi adına açılacak bir banka hesabına yatırılmalıdır. Uzun süre ücretlerinin ödenmediği iddiası karşısında, işverence cevap dilekçesine dayanılmak kaydıyla yemin hakkının olduğu hatırlatılmalı ve gerekirse bu yönde usulü işlemler tamamlandıktan sonra sonuca gidilmelidir. Dairemizce, çok uzun süre ücret ödenmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu belirtilerek, hâkimce resen yemin teklifinde bulunulabileceği de kabul edilmektedir.”

Yüksek mahkeme vermiş olduğu diğer bir kararında (7) ise şöyle demektedir: “ … 4857 sayılı İş Kanununun 32/4. Maddesinde ücretin en geç ayda bir ödeneceği kurala bağlanmıştır. Yine İş Kanununda, 5953 sayılı Basın İş Kanunun 14. Maddesinde öngörüldüğü gibi ücretin peşin ödeneceği öngörülmüştür. Buna göre, aksi bireysel ya da toplu iş sözleşmesinde kararlaştırılmadığı sürece işçinin ücreti bir ay çalışıldıktan sonra ödenmelidir. Ücreti ödenmeyen işçinin bu ücretini işverenden dava ya da icra takibi gibi yasal yollardan talep etmesi mümkündür. 4857 sayılı İş Kanununda ücret daha fazla güvence altına alınmış ve ücretinin 20 gün içinde ödenmemesi durumunda işçinin iş görme edimini yerine getirmekten kaçınabileceği açıkça düzenlenmiş ve bunun toplu bir nitelik kazanması durumunda dahi, kanun dışı grev sayılamayacağı kurala bağlanmıştır.”

Sonuç

Sonuç itibariyle ücretin ödenmemesi durumunda her işçi ve her ay için, tutarı her yıl güncellenen miktarda (01.01.2015 tarihi itibariyle 153,00 TL’dir) para cezası öngörülmüştür. İşçi işveren arasındaki bu tür anlaşmazlıklarda ücretin ödendiğinin ispat yükü işverene yüklenmiştir. Ayrıca, 4857 sayılı İş Kanunu ücretin ödenmemesinin yanında geç ödenmesini dahi yaptırımlara bağlamış olup ücretin 20 gün içinde ödenmemesi halinde işçiye edimini yerine getirmekten kaçınma hakkı vermiştir.

Kaynak

(1) Yargıtay 9 HD. 25.01.2010 T., 2008/14913 E., 2010/1276 K. Sayılı kararı

(2) 10.06.2003 tarih 25134 sayılı Resmi Gazetede yayınlanmıştır.

(3) 16.06.2006 tarih 26200 sayılı Resmi Gazetede yayınlanmıştır.

(4) Cumhur Sinan ÖZDEMİR, Yargı Kararlarıyla açıklamalı güncellenmiş İş Kanunu, Yaklaşım Yayınları, Aralık 2009, 593

(5) Söz konusu cezanın güncel tutarı 153,00 TL’dir.

(6) Yargıtay 9 HD. 05.11.2009 T., 2008/11367 E., 2009/30493 K. Sayılı kararı

(7) Yargıtay 9 HD. 25.01.2010 T., 2008/14913 E., 2010/1276 K. Sayılı kararı

Bir önceki yazımız olan Deneme Süresinin Sağladığı Haklar ve Borçlar başlıklı makalemizde deneme süreli iş sözleşmesi, deneme süresi ve Deneme süresinde sigortalılık hakkında bilgiler verilmektedir.

Yazar: Osman Özbolat

İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Mevzuatı ile ilgili her türlü sorularınızı ve danışmanlık taleplerinizi İLETİŞİM bölümüne yazarak bize ulaştırabilirsiniz. Şirketinize ait ücretsiz teşvik analizi yaptırmak ve Sgk ve İş-Kur teşviklerinden etkin bir şekilde yararlanmak için de www.insdanismanlik.com adresimizi ziyaret edebilir uzmanlarımızdan görüş ve öneri alabilirsiniz.

Bu yazıyı paylaş

  • facebook-share
  • tweet-it
  • friendfeed
  • plus-it

yorumlar