Ara dinlenmeleri çalışma süresinden sayılır mı?

 

 

Okurumuz soruyor: “Osman Bey, işyerinde günde iki defa mola veriyoruz. Bu molalardan ilki yemek, ikincisi çay şeklinde yapılıyor. Ancak işverenimiz verdiği bu mola süreleri kadar ayrıca bizi çalıştırıyor. Bu yasal mıdır? Yasal değilse bu konuda neler yapabiliriz?”

Yasal olarak aksi kararlaştırılmadıkça çalışma süresi günlük 7,5 saatten haftada 45 saattir. Bu çalışma süresi içinde işçilerin yemek ve diğer zaruri ihtiyaçlarının giderilmesi için ara dinlenme süreleri öngörülmüştür.

Ara dinlenme süresinin yapılan işin niteliğine ve gereğine göre ayarlanmak suretiyle çalışma süresinin ortalama bir zaman diliminde yaptırılması esastır. Günlük 7,5 veya 8 saat çalışma olan bir işyerinde bu süre, işe başlama saatinden sonra ortalama 3,5-4 saat sonraya tekabül eder.

Ara dinlenme verilecek ortalama zaman süresinden sonra çalışma saatine göre verilecek ara dinlenmelerin ne kadar olması gerektiği de belirlenmiştir. Ancak belirtmek gerekir ki, bu süreler verilmesi gereken en az süreler olup, daha fazla olması konusunda işçi ve işveren karşılıklı olarak anlaşabilirler.

Günlük çalışma süresi:

– Dört saat veya daha kısa süreli işyerlerinde onbeş dakika,

– Dört saatten fazla ve yedibuçuk saate kadar olan işlerde yarım saat,

– Yedibuçuk saatten fazla çalışılan işlerde ise bir saat çalışanlara dinlenme süresi verilir.

Dinlenme sürelerinin aralıksız kullandırılması esastır. Ancak belirtilen süreler iklim, mevsim ve işin niteliğine göre sözleşme ile aralıklı olarak da kullandırılabilir.

Yine aynı şekilde işin durumuna göre aynı işyerindeki işçilere dinlenme süresi toplu olarak değil de, değişik saatlerde kullandırılabilir.

İşçiler ara dinlenme sürelerini diledikleri gibi kullanabilirler. Bu sürelerde çalışanların işe zorlanması yasal değildir. Ancak dinlenme süresinin işyeri içinde veya dışında geçirilmesi işin niteliğine göre işveren tarafından belirlenebilir. 

Okurumuzun sorusuna gelince; yasal olarak ara dinlenmeleri çalışma süresinden sayılmaz. Ancak sözleşmelerle ara dinlenme sürelerinin çalışma süresinden sayılacağı konu ile ilgili Yargıtay kararlarında yer almaktadır. Bu sebeple sözleşmede bu konu ile ilgili herhangi bir hüküm yoksa yapılan ara dinlenmeler çalışma süresinden sayılmamaktadır.

Bu konuda bir diğer hususta, ara dinlenme süresinde işin yoğun olduğu dönemde işçilere bu süre kullandırılmıyorsa ve işçiler ara dinlenme sürelerini masalarında yapıyorsa bu durumun çalışma süresinden sayılacağına ilişkin Yargıtay kararı da vardır. Ancak burada da çalışma durumu söz konusu olduğundan, değerlendirmenin bu yönde yapıldığını belirtmekte yarar var.

Hal böyle iken ara dinlenme süresini serbestçe kullanan, yemek ve diğer ihtiyaçlarını iş görmeksizin sağlayan kişilerin bu sürelerinin çalışma süresinden sayılması söz konusu değildir.

BENZER YARGITAY KARARI

İÇTİHAT METNİ

ÖZET :

Davacı sözleşmenin öngördüğü munzam ödemeyi almışsa, yarım saatlik ara dinlenmesinden dolayı fazla mesai parası isteyemez. Ancak önceki toplu iş sözleşmesinde bu şekilde işbaşında yapılan ve işçiye bir külfet yüklediği daha sonraki bir sözleşme ile kabul edilen söz konusu yarım saatlik süre için herhangi bir ödeme öngörülmemiştir. Ne varki, 30.7.1983 tarihi ile 1.7.1984 tarihleri arasında da aynı çalışma ve ara dinlenmesi sürdürüldüğüne göre, bu dönem için de, sonraki sözleşmede öngörülen ödemeye kıyasen böyle bir munzam ödemenin yapılması hakkaniyete uygun olur.

DAVA :

Davacı, ara dinlenme saatinde çalıştığının tespiti ile bu süre zarfındaki çalışması karşılığının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm, süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği konuşulup, düşünüldü:

KARAR :

Davacı işyerinde üç vardiya halinde çalışmaktadır. Vardiyalar 8-16, 16-25, 0-8 saatleri arasında düzenlenmiştir.

Öbür yandan, 30.7.1983 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 2869 sayılı Yasa ile İş Kanunu'nun 61 ve 64'üncü maddesi değiştirilmiş, günlük çalışma süresi 8 saatten 7,5 saate, ara dinlenmesi de 29.11.1983 tarihinden sonra yürürlüğe giren 2965 sayılı Yasa ile yarım saate indirilmiştir. Ve bu günlük iş sürelerinin indirilmesi sebebiyle de "7,5 saate düşürülmesi dolayısıyla ücretlerden indirim yapılamayacağı" 2869 sayılı Kanun'un geçici maddesinde öngörülmüştür.

Davacı, 2869 sayılı Kanun'la çalışma süresinin günlük 7,5 saate, haftalık 45 saate indirilmesine rağmen, 7,5 saatle, 8 saat arasındaki yarım saatlik dinlenme süresini işyerinden ayrılmaksızın çalışarak geçirdiğini ve yemeğini makine başında yediğini ileri sürüp, bunun karşılığını istemiştir.

Gerçekten mahallinde bilirkişi aracılığıyla yapılan inceleme ve bilirkişi raporu esas alınarak, davacının çalıştığı işyerinde üretimin biteviye aralıksız sürdüğünü, makinanın durması veya durdurulmasının sözkonusu olmadığını, ara dinlenme sırasında gerek makinada arıza olması, gerekse üretilenin kalite ve devamlılığının kontrolü gibi nedenlerle yemeğin iş başında yendiğini, yemek yerken bir taraftan gözü ile makinayı incelemek durumunda kalıp, bu sürenin fazla mesai olarak değerlendirilmesi gerektiği mahkemece kabul edilmiş ise de; bu husus 1.7.1984-30.6.1986 tarihleri arasındaki toplu iş sözleşmesinde de göz önünde tutulmuş ve sözleşmenin 46 ncı maddesinde aynen " 3 vardiya halinde çalışan işçilere işin gereğine ve dinlenme süresine bağlı olarak yemeklerin işyerinde yedirileceği ve bu işçilerin işyerinde dinlenme esnasında işte bir aksaklık veya makinada bir arıza meydana gelmesi halinde bu aksaklık ve arızanın giderilmesi için hemen müdahale edileceği ve aksaklık ve arızanın giderilmesine müteakip dinlenmeden sarfedilen zaman kadar ara dinlenmesinin aynı şartlarla müteakip şartlarda yaptırılacağına" işaret edildikten sonra aynı bendin devamında "bu şekilde işin gereğine ve dinlenme süresine bağlı olarak yemeklerini işyerinde yemek durumunda bulunan ve işveren tarafından yazılarak belirlenen bu işçilere bu külfete karşılık fiilen çalıştırıldıkları beher gün için 80 lira ödeneceği" kabul edilmiştir.

Gerek mahallinde yapılan tespitlerde gerekse toplu sözleşmenin nitelendirilmesinde, davacının yarım saatlik ara dinlenmesi esnasında işyerinden ayrılmaması, yemeğini orada yemesi ve bu arada çıkacak aksaklık ve arızaları gözetmesi normal bir çalışmanın devamı olarak kabul edilmediği ancak, ara dinlenmesi esnasında işçiye bazı külfetler yüklediği anlaşılmaktadır. Gerçekten böyle bir durum diğer günlük çalışmanın bir devamı, başka bir ifade ile, normal bir çalışma düzeninin parçası olarak kabul edilip yasal fazla çalışma niteliğinde olduğu söylenemez.

Öbür taraftan, ara dinlenmesi esnasında işçiye işyerinden ayrılmamak ve bu arada çıkacak aksaklık ve noksanlıkları gözetmek ve bunlara müdahale etmek gibi bir külfet yüklemediği de söylenemez. Nitekim sözleşme tarafları da olayı bu şekilde değerlendirmiş ve ara dinlenmesi iş süresinden sayılmadığı ve ücret gerekmediği halde, bu özel ve kayıtlı dinlenme durumu nazara alınarak günlük 80 liralık bir munzam ödeme kabul edilmiştir.

Davacı 1.7.1984-30.6.1986 döneminde, şayet sözleşmenin öngördüğü bu munzam ödemeyi almışsa, yarım saatlik ara dinlenmesinden dolayı fazla mesai parası isteyemez.

Ancak, 1.7.1984'ten önceki toplu iş sözleşmesinde bu şekilde işbaşında yapılan ve işçiye bir külfet yüklediği daha sonraki bir sözleşme ile kabul edilen söz konusu yarım saatlik süre için herhangi bir ödeme öngörülmemiştir. Ne varki, 30.7.1983 tarihi ile 1.7.1984 tarihleri arasında da aynı çalışma ve ara dinlenmesi sürdürüldüğüne göre, bu dönem için de, sonraki sözleşmede öngörülen ödemeye kıyasen böyle bir munzam ödemenin yapılması hakkaniyete uygun olur.

Daha önce verilen hükmün onanmış olması, bu davanın kabulü için sebep teşkil etmez.

SONUÇ :

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, 26.10.1987 gününde oybirliği ile karar verildi.

T.C.
YARGITAY
Dokuzuncu Hukuk Dairesi

Esas No

: 1987/9437

 

Karar No

: 1987/9596

 

Tarih

: 26.10.1987

 

Bir önceki yazımız olan Geriye dönük sigortasız zamanlar borçlanılabilir mi? başlıklı makalemizde hizmet borçlanması ve SGK borçlanması hakkında bilgiler verilmektedir.

Yazar: Osman Özbolat

İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Mevzuatı ile ilgili her türlü sorularınızı ve danışmanlık taleplerinizi İLETİŞİM bölümüne yazarak bize ulaştırabilirsiniz. Şirketinize ait ücretsiz teşvik analizi yaptırmak ve Sgk ve İş-Kur teşviklerinden etkin bir şekilde yararlanmak için de www.insdanismanlik.com adresimizi ziyaret edebilir uzmanlarımızdan görüş ve öneri alabilirsiniz.

Bu yazıyı paylaş

  • facebook-share
  • tweet-it
  • friendfeed
  • plus-it

yorumlar