SGK’ya Eksik Bildirilen Ücretin İspatı (Yargıtay Kararı)

SGK'ya Eksik Bildirilen Ücretin İspatı (Yargıtay Kararı)

Bilindiği üzere sosyal güvenlik sisteminde işverenlerin çalışanlarına ait primleri Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildirme zorunluluğu vardır. Çalışanlara ait SGK'ya ödenmesi gereken primler ise yine Kanunla belirlenmiş ve:

1) Hak edilen ücretler,

2) Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan o ay içinde yapılan ödemelerin ve işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen tutarlar,

3) İdare veya yargı mercilerince verilen karar gereğince yukarıdaki (1) ve (2) numaralı alt bentlerde belirtilen kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, brüt toplamı esas alınmaktadır.

Ancak ülkemizde sigorta primlerinin yüksek olması nedeniyle çoğu işverenler çalışanlarına ait ücretleri SGK'ya eksik bildirmektedir. Eksik bildirilen ücretlerle ilgili olarakta hak kaybına uğrayan çalışanlar genellikle işten ayrıldıktan sonra şikayet yoluna başvurmaktadır. Bu şikayetler sonucunda da kayıtdışı ödenen ücretlerin elden ödenmesi sonucu, çalışanlar ispat konusunda zorlanmaktadırlar.

Ücretlerin İspatına Yönelik Yargıtay'dan Önemli Karar

Konuyla ilgili olarak Yargıtay'ın önemli kararları vardır. Bu kararlar ücretin ispatı ile ilgili olarak çalışanları zor durumda bırakacak ve işverenleri ise yapılan yanlışta devam etmelerini sağlayacak niteliktedir. 

En son verilen kararlardan biri olan Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin kararına göre (E:2015/6964, K: 2016/1473): "

Davanın niteliği gereği, çalışma olgusunun her türlü delille ispatlanabilmesine karşılık ücretin ispatında bu denli bir serbestlik söz konusu değildir. Çalışma olgusunun her türlü delille kanıtlanması olanağı bulunmakla birlikte; Hukuk Genel Kurulu'nun 2005/21-409 E., 2005/413 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır.

Ücret miktarı HMK'nun Geçici 1. maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle HUMK 288. maddesinde (6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200. maddesi) belirtilen sınırları aşıyorsa, tespiti gereken gerçek ücretin hukuksal geçerliliği haiz olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, işçinin imzasının bulunduğu aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle ispatı mümkündür. Yazılı delille ispat sınırın altında kalan miktar içinse tanık dinletilebilir. Tespiti istenen miktar sınırı aşıyor olsa bile varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa da tanık dinletilmesi mümkündür" denilmektedir. 

Burada ücretlerin ispatında  önemli bir diğer hususta ispat niteliği en fazla olan ücret bordrolarıdır. Bordrolarda imzaların çalışana ait olduğunun tespit  edilmesi halinde ise elde başka bir bilgi yada belge yoksa dava kararları çalışanların aleyhine sonuçlanmaktadır.

Bir önceki yazımız olan Evli olanlara da ölüm aylığı bağlanır başlıklı makalemizde emeklilik, Engelli ve ölüm aylığı hakkında bilgiler verilmektedir.

Yazar: Osman Özbolat

İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Mevzuatı ile ilgili her türlü sorularınızı ve danışmanlık taleplerinizi İLETİŞİM bölümüne yazarak bize ulaştırabilirsiniz. Şirketinize ait ücretsiz teşvik analizi yaptırmak ve Sgk ve İş-Kur teşviklerinden etkin bir şekilde yararlanmak için de www.insdanismanlik.com adresimizi ziyaret edebilir uzmanlarımızdan görüş ve öneri alabilirsiniz.

Bu yazıyı paylaş

  • facebook-share
  • tweet-it
  • friendfeed
  • plus-it

yorumlar