İş davalarında ‘e-mail’ devrimi!

Çalışanlar tarafından açılan tazminat, fazla çalışma ve izin alacak davalarında en büyük sıkıntı, delillendirmedir. Davalarda birinci öncelik yazılı belgelerdir. Ancak yazılı delil bulunmadığı durumlarda ise tanık ifadelerine başvuruda bulunulur. Mahkeme işte çalışanların alacak davalarında delil konusunda emsal olacak bir karara imza attı. Bir özel bankada üst düzey direktör olarak çalışan bankacının açtığı tazminat davasında, e-postaları delil olarak kabul etti.

14 BİN 500 LİRA MAAŞ ALAN BANKACI

Bir özel bankada, 14 bin 556 lira ücretle direktör olarak çalışan bankacı, emeklilik nedeniyle sözleşmesi feshedildi. Bankacıda bunun üzerine, fazla çalışma ve izin gibi diğer alacakları için dava açtı.

Bankanın avukatları ise, davanın bankada direktör olarak çalıştığını dolaysıyla mesailerini kendisinin ayarladığını belirterek, fazla çalışma ücreti talep edemeyeceğini öne sürdü.

Davacı bankacı ise, fazla mesaisini kanıtlamak için, e-mailleri mahkemeye sundu. Yani çalışanlara gönderdiği e-postaları hafta sonu ve gece geç saatlere kadar çalıştığının kanıtı olarak gösterdi.

Yerel mahkeme, e-mailleri delil olarak kabul etti. Ve bankacının haftanın üç günü üçer saat fazladan çalıştığını belirterek, bu dönemin fazla çalışma bedelinin ödenmesini hükmetti.

Bankanın avukatları ise kararı temyiz etti.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi de, mahkeme aşamasında davacı tarafından fazla mesainin kanıtlanması için sunulan e-mailleri delil olarak kabul etti.

Ancak daire, fazla mesainin yanlış hesaplandığı gerekçesiyle bozulmasına karar verdi.

Dairenin bozma kararı şöyle:

"Mahkemece, bireysel iş sözleşmesindeki fazla çalışmaların aylık ücretin içinde olduğu yönündeki kaydın dikkate alınmaması hatalıdır. Davacının sözleşmeye göre yıllık 270 saat fazla mesai dahil, fazla sürelerle çalışma ve fazla mesai ücreti sözleşmenin içinde kararlşatırıldığına ve davacının fazla sürelerle 5,haftalık 5, fazla çalışmada da haftalık 5,2 saat çalışması ücretin içinde kaldığına göre haftalık 49 çalışmasına göre fazla mesai ücret alacağının reddine karar verilmelidir."

T.C.

YARGITAY

Dokuzuncu Hukuk Dairesi

Esas No                : 2014/24159

Karar No              : 2015/34480

Tarih     : 07.12.2015


Fazla Çalışma Ücretinin İspatı

E-Postanın Delil Olması


İş Kanunu'nun 41 inci maddesi ve Fazla Çalışma Yönetmeliğinin 3 üncü maddesi uyarınca, Kanunda yazılı koşullar çerçevesinde, haftalık kırk beş saati aşan çalışma, fazla çalışma sayılır. Fazla çalışmanın, 4857 sayılı Yasanın 68 inci maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin de dikkate alınarak kural olarak haftalık 45 saat esasına göre belirlenmesi gerekir. İşçinin normal çalışma ücretinin sözleşmelerle haftalık kırk beş saatin altında belirlenmesi halinde, işçinin bu süreden fazla, ancak kırk beş saate kadar olan çalışmaları “fazla sürelerle çalışma” olarak adlandırılır (İş Kanunu, Md. 41/3). Bu şekilde fazla saatlerde çalışma halinde ücret, normal çalışma saat ücretinin yüzde yirmi beş fazlasıdır.

4857 sayılı İş Kanunu uyarınca, işçiye, kural olarak bir yılda 270 saatten daha uzun süreli fazla çalışma yaptırılamaz. Yine işçinin yasağa rağmen yılda 270 saatten fazla çalıştırılması hâlinde de fazla çalışma ücretinin tamamının işçiye ödenmesi gerekir. Bireysel iş sözleşmesinde, fazla çalışmaların aylık ücret içinde ödeneceğinin öngörülmesi ve buna uygun ödeme yapılması hâlinde, yıllık 270 saatlik fazla çalışma süresinin ispatlanan fazla çalışmalardan indirilmesi gerekir. Ayrıca fazla mesai ücretinin ücret içinde kararlaştırılması halinde, işyerinde haftalık 40 saat çalışma yapılıyor ise kararlaştırılan ücretin 45 saate kadar olan fazla sürelerle ücret ile yıllık 270 saat fazla çalışmayı da kapadığı kabul edilmelidir. İşçiye her ay ödenen ücret içinde fazla çalışmaların bir kısmının yer aldığı taraflarca kabul edildiğinden, 270 saatin 12 aya bölünmesi sonucu belirlenen 22,5 saat, her ay için, haftalık ise 5,2 saat kanıtlanan fazla çalışma süresinden indirilmelidir.

Dosya içeriğine göre, 13.06.1997 tarihli bireysel iş sözleşmesinde, işyerinde yönetici director olarak yüksek ücretle çalışan davacının aylık ücretine fazla çalışmaların karşılığının dâhil olduğu ve haftalık mesainin 40 saat olduğu yazılıdır.

Mahkemece, davacının görevi gereği mesaisini kendisi belirleyen üst düzey yönetici sayılmayacağı, mesai giriş-çıkış çizelgeleri ortalaması ve tanık beyanlarına göre haftada 5 gün günde 9 saat mesai ve 1 saat ara dinlenmesi ile haftalık 40 saat çalıştığı, ancak tanık beyanları ve e-maillere göre 3 gün ilave olarak 3'er saat daha çalıştığı, iş sözleşmesinde haftalık mesainin 40 saat olarak belirlendiği, bu durumda davacının 5 saat fazla sürelerle çalışması ve 4 saat fazla çalışması olduğu kabul edilerek fazla çalışma alacağı hesaplanmış, fazla çalışmalar tanık beyanına göre belirlendiğinden takdiri indirim yapılmış, ancak bireysel iş sözleşmesindeki fazla çalışmaların aylık ücretin içinde olduğu yönündeki kayıt dikkate alınmamıştır.

Mahkemece, bireysel iş sözleşmesindeki fazla çalışmaların aylık ücretin içinde olduğu yönündeki kaydın dikkate alınmaması hatalıdır. Davacının sözleşmeye göre yıllık 270 saat fazla mesai dahil, fazla sürelerle çalışma ve fazla mesai ücreti sözleşmenin içinde kararlaştırıldığına ve davacının fazla sürelerle 5,haftalık 5, fazla çalışmada da haftalık 5,2 saat çalışması ücretin içinde kaldığına göre haftalık 49 çalışmasına göre fazla mesai ücret alacağının reddine karar verilmelidir.

Bir önceki yazımız olan İstirahatli Sürelerde İş Göremezlik Ödeneği Alınabilir mi? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Yazar: Osman Özbolat

İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Mevzuatı ile ilgili her türlü sorularınızı ve danışmanlık taleplerinizi İLETİŞİM bölümüne yazarak bize ulaştırabilirsiniz. Şirketinize ait ücretsiz teşvik analizi yaptırmak ve Sgk ve İş-Kur teşviklerinden etkin bir şekilde yararlanmak için de www.insdanismanlik.com adresimizi ziyaret edebilir uzmanlarımızdan görüş ve öneri alabilirsiniz.

Bu yazıyı paylaş

  • facebook-share
  • tweet-it
  • friendfeed
  • plus-it

yorumlar