Yurtdışı emeklilerinin ‘kur’ mağduriyeti

mağdurYakın zamanda bizzat şahit olduğum bir olay oldu. Yurtdışından ödenek alan bir vatandaşımız, Türkiye’den de ölüm aylığı almak için başvuruyor. Ölüm aylığı bağlanması ile ilgili Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunda hükümler açıktır. Ayrıca ölüm aylığının hak sahiplerine bağlanmasının şartları 2013/26 sayılı SGK genelgesi ile detaylı bir şekilde açıklanmıştır.

Buna göre hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanması için vefat eden sigortalının statüsü (SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı) ve ölüm tarihi önem teşkil etmektedir. Yani yazımıza konu olacak, ölen sigortalının ana veya babasına aylık bağlanması için, vefat eden sigortalının statüsüne göre gelirin asgari ücretin net veya brüt tutarının altında olup olmadığının incelenmesi gerekmektedir.

Buraya kadar her şey normal… Ancak yurtdışından aylık veya geliri olup, Türkiye’den aylık talebinde bulunan vatandaşları için sistem yukarıda anlatıldığı gibi kolay işlememektedir.

Bilindiği üzere yurtdışından aylıklar döviz olarak hesaplara yatırılmaktadır. Ülkemizdeki döviz kurunun sürekli dalgalanma göstermesi nedeniyle hak sahiplerinin gelir hesaplamalarında sıkıntılar meydana gelmektedir.

Örneğin 2014 yılı ocak ayında hak sahibi yurtdışı emeklisi ölüm aylığı talebinde bulunsun. Bu kişinin nisan ayında gelir tespiti incelemesinin tamamlandığı varsayıldığında, ocak ile nisan aylarında döviz kurları farklı olduğundan, ocak ayında aylık bağlanmaya müstahak bu kişi,  nisan ayında artan kur nedeniyle 5-10 TL bile gelirinin fazla hesaplanmasından aylık talebi reddedilmektedir.

Tabii ki böyle bir durum ne adalet ne de hakkaniyet ilkesi ile bağdaşmamaktadır. İşin kötü tarafı da, yapılan bu işlemin hiçbir kanun, yönetmelik, genelge gibi Sosyal Güvenlik Mevzuatı uygulamalarında yerinin olmamasıdır. Buna rağmen ilgili birimlerdeki görevliler kendilerince durum değerlendirmesi yaparak işlem yapmakta ve kişileri zor durumda bırakarak hak kaybına uğratmaktadırlar.

Peki, yurtdışı gelir/aylık alanların “gelir tespiti” değerlendirmesi nasıl yapılmalıdır?

Aslında çözümü çok kolay olan bu durumla ilgili, vatandaş odaklı çalışmayı ilke edinen Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından en kısa sürede düzenleme yapılabilir. Nasıl mı?

Birinci adım:

Gelir Vergisi Kanununda gelirin; gerçek kişinin bir takvim yılı içerisinde elde ettiği kazanç ve iratların net tutarı olduğu açıkça belirtilmektedir. Dolayısıyla öncelikle SGK’ya ölüm aylığı için başvuran kişilerin (yurtdışı, yurtiçi gelirler fark etmez) gelir tespiti incelemeleri yapılırken 1 aylık veya son üç aylık gibi sınırlı gelirlerinin değil, bir takvim yılı içindeki elde edilen gelirlerin “net” tutarının incelenmesi gerekmektedir.

İkinci adım:

Gelir Vergisi Kanunda net tutardan bahsedildiği de açıkça görüldüğünden, yurtdışından gelir veya aylık alan kişilere yapılan ödemeler, vatandaşların eline BSMV ve komisyon ücretleri kesildikten sonra ödenmektedir. Bu kesintiler yasal kesinti olduğundan, vatandaşların eline geçmeyen tutarlardır. Dolayısıyla bu tutarların gelir olarak değerlendirilmesi yanlıştır.

Gelir tespiti incelemeleri yapılırken; örneğin Almanya’dan 300 Euro ölüm aylığı ödeneği alan kişinin eline geçen net tutar 270 Euro’dur. Bu kişinin gelir incelemesi yapılırken gelirin 300 Euro olarak dikkate alınması; brüt ücreti 2500 TL olup, eline 2000 TL net ücret geçen memura “senin gelirin 2500 TL’dir” demekle aynıdır.

Birinci ve ikinci adımı birleştirerek durumu değerlendirdiğimizde:

– Yurtdışından gelir/aylık alan vatandaşların da gelir tespiti incelemeleri yapılırken aynen yurtiçindeki vatandaşlara uygulandığı gibi başvuru tarihinden geriye doğru bir takvim yılı içerisindeki gelirlerinin tespit edilmesi; (aksi durumda tespit edilen tutar Gelir Vergisi Kanununa göre gelir olarak değerlendirilmeyecektir)

– Yurtdışı ödeneklerinin tüm yasal kesintiler (Komisyon ücreti, BSMV gibi) düşüldükten sonra, “kişilerin eline geçen net tutarların gelir olarak değerlendirilmesi” (aksi durumda kişinin eline geçmeyen bir tutarın gelir diye değerlendirilerek işlem yapılması maddi bir hata olacaktır) gerekmektedir.

Bu hususlar yasal bir zemine oturtulmaması hak sahiplerinin mağdur edileceği ve yargı kararları ile söz konusu işlemlerin yapılmasına sebebiyet vereceğinden, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından söz konusu eksikliğin en kısa sürede düzeltilmesi isabet olacaktır.

İletişim: www.osmanozbolat.com

Twitter: @osozbolat

Bir önceki yazımız olan Sorular: Eksik ödenen aylığı düzeltebilirsiniz! başlıklı makalemizde askeri okuldaki sigortalılık, Askerlik Borçlanması ve Bağkur hak sahibi hakkında bilgiler verilmektedir.

Yazar: Osman Özbolat

İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Mevzuatı ile ilgili her türlü sorularınızı ve danışmanlık taleplerinizi İLETİŞİM bölümüne yazarak bize ulaştırabilirsiniz. Şirketinize ait ücretsiz teşvik analizi yaptırmak ve Sgk ve İş-Kur teşviklerinden etkin bir şekilde yararlanmak için de www.insdanismanlik.com adresimizi ziyaret edebilir uzmanlarımızdan görüş ve öneri alabilirsiniz.

Bu yazıyı paylaş

  • facebook-share
  • tweet-it
  • friendfeed
  • plus-it

yorumlar