Prim Matrahına Dâhil Edilmeyecek Kazançlar

SGK Para CezalarıPrimler aylık ödenmekte olduğu için, matrahının da aylık olması gerekmektedir. Ancak, sigortalıların sadece bazılarının düzenli ve eksiksiz aylık gelir elde ediyor olmaları nedeniyle, aylık gelirin (matrah), belirlenmesi günlük gelir esasına bağlanmıştır. Primlere esas meblağ (matrah) sigortalıların gerçek ve varsayılı kazançları üzerinden hesaplanmaktadır. Hesaplamada, elde edilen tüm gelir kalemleri değil, bazıları dikkate alınmaktadır[1].

Bu yazımızda, 4/a statüsünde olan sigortalıların kazançlarından hangilerinin prim matrahına dâhil edilmeyeceğini açıklamaya çalışacağız.

1- PRİM MATRAHINA DAHİL EDİLMEYECEK KAZANÇLAR

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanun’un[2] 80. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançların hesabında;

1) Hak edilen ücretlerin,

2) Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan o ay içinde yapılan ödemelerin ve işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen tutarların,

3) İdare veya yargı mercilerince verilen karar gereğince yukarıdaki (1) ve (2) numaralı alt bentlerde belirtilen kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin brüt toplamı esas alınır.

Yukarıda yer verilen Kanun maddesinin devamında ise prim matrahına dahil edilmeyecek kazançlar açıklanmaktadır. Buna göre;

5510 sayılı Kanun’un 80. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre ayni yardımlar ve ölüm, doğum ve evlenme yardımları, görev yollukları, seyyar görev tazminatı, kıdem tazminatı, iş sonu tazminatı veya kıdem tazminatı mahiyetindeki toplu ödeme, keşif ücreti, ihbar ve kasa tazminatları ile Kurumca tutarları yıllar itibarıyla belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen ve aylık toplamı asgari ücretin % 30’unu geçmeyen özel sağlık sigortası primi ve bireysel emeklilik katkı payları tutarları, prime esas kazanca tabi tutulmamaktadır.

Madde, prim hesabında dikkate alınmayacak kazanç türlerini örnek verici değil, sayılı ve sıralı bir biçimde öngörmüştür. Söz konusu istisnalar dışında, her ne ad altında yapılırsa yapılsın tüm ödemeler ile ayni yardım yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemeler prime esas kazanca tabi tutulur. Diğer Kanunlardaki prime tabi tutulmaması gerektiğine dair muafiyet ve istisnalar bu Kanunun uygulamasında dikkate alınmaz (5510 m.80/I,c).

Belirtelim ki, ayni yardım deyiminin anlamını açık bir biçimde ortaya koyabilmek olanağı yoktur. Bir görüşe göre, ayni yardımlardan amaç, “bir yasa, ya da sözleşme hükmüne dayanmayan ve işverenin atıfeti niyetini taşıyan yardımlardır. İşveren, bayramlar dolayısıyla kanun ve sözleşme kendini mecbur kılmadığı halde işçilere elbise dağıtırsa, durum böyledir. Buna karşılık, işverence işçiye atıfet niteliğinde yapılan yardımın mal olarak değil de, bunun parasının verilmesi biçiminde gerçekleşmesi halinde yapılan yardımın ayni sayılıp sayılmayacağı 506 sayılı Kanun döneminde hep sorun olarak ortaya çıkmıştır. 5510 sayılı Kanunun m.80/I-(c) bendi bu sorunun ortadan kaldırır mahiyette hüküm içermektedir. Anılan bentle, belirtilenler dışında her ne ad altında ödeme yapılırsa yapılsın tüm ödemelerin ve ayni yardımların yerine parasının verilmesi halinde bu miktarın prime tabi tutulacağı öngörülmüştür. Dolayısıyla, sigortalılara giyecek, gıda, eğitim malzemesi, yakacak gibi ayni yardım yerine, bunların parasının nakit olarak verilmesi halinde, bu ödemelerin prim matrahına dahil edilerek prim kesintisi yapılması gerekmektedir[3].

Yukarıda da ifade edildiği üzere, 5510 m.80/I-(c) bendinde; “(b) bendinde belirtilen istisnalar dışında her ne adla yapılırsa yapılsın tüm ödemeler ile ayni yardım yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemeler prime esas kazanca tabi tutulur.” Denildiğine göre söz konusu istisnaları tek tek açıklamak da fayda var:

A) AYNİ YARDIMLAR

İşveren tarafından sigortalılara mal olarak yapılan yardımlar; verilen kömür, erzak (yağ, un vs.), giyecek vb bunların tutarları üzerinde durulmaksızın, prime esas kazançlara dahil edilmeyecektir. Ancak, ayni yardımların sigortalılara nakden ödenmesi halinde (örneğin kömür parası, giyim parası) prime tabi tutulması gerekmektedir.

Yemeğin işyerinde hazırlanması ile dışarıdan bir firmadan satın alınması arasında bir fark yoktur. Verilen kupon ile işyeri dışında yemek yenilmesinin sağlanması da ayni kapsamdadır. Ancak, işçiye beslenmesi için sağlanan menfaat para ise matraha katılmaktadır.[4]

B) ÖLÜM, DOĞUM VE EVLENME YARDIMLARI

Ölüm, doğum ve evlenme hallerinde yapılan yardımlar, miktarı ne olursa olsun, prime esas kazançların hesabında dikkate alınmamaktadır.

Sigortalının anne ve babası, eşi veya çocuğunun ölümü halinde sigortalıya verilen ölüm yardımı ile sigortalının evlenmesi veyahut çocuğunun olması halinde işveren tarafından yapılan doğum ve evlenme yardımları prime esas kazançların hesabına dahil edilmemektedir.

C) GÖREV YOLLUKLARI

İşveren Uygulama Tebliğine göre, yolluk kavramına 6245 sayılı Harcırah Kanunu’nun 3. maddesinde belirtilen yol masrafı, gündelik, aile masrafı ve yer değiştirme masrafı niteliğinde yapılan ödemeler dahil olup, bu bakımdan, sigortalılara bireysel iş sözleşmesine veya toplu sözleşmeye dayanılarak ve işveren tarafından sigortalının geçici bir görevle başka yere gönderilmesi veya görev yerini değiştirmesi dolayısıyla verilen ve yolluk kavramına giren ödemeler prime esas kazanca dahil edilmeyecektir (7.8.3)

D) SEYYAR GÖREV TAZMİNATI, KIDEM TAZMİNATI, İŞ SONU TAZMİNATI VEYA KIDEM TAZMİNATI MAHİYETİNDEKİ TOPLU ÖDEMELER VE KEŞİF ÜCRETİ

Görevleri gereği sigortalılara ödenen seyyar görev tazminatı, iş akdinin feshi veya çeşitli sebeplerle işten ayrılan işçilere işveren tarafından bir defaya mahsus olmak üzere ödenen kıdem tazminatı, iş sonu tazminatı veya kıdem tazminatı mahiyetindeki toplu ödemeler ve keşif ücreti; prime esas kazancın hesaplanması sırasında dikkate alınmamaktadır. Ancak, yukarıda belirtilen ödemeleri kanıtlayıcı nitelikteki belgelerin, gerektiğinde denetim elemanlarına ibraz edilmesi gerekmektedir.

E) İHBAR TAZMİNATI

4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. maddesinde, belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi gerektiği, işçinin kıdemine göre değişen süreler sonunda iş sözleşmesinin feshedilmiş sayılacağı, bildirim şartına uymayan tarafın, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminatı (ihbar tazminatı) ödemek zorunda olduğu belirtilmiştir. Bu durumda sigortalının işyeri ile hukuki ilişkisi iş sözleşmesinin feshi ile sona ermiş olduğundan, ödenen tazminat, ücret niteliğinde olmadığı için prime esas kazanca da dahil edilememektedir.

Ayrıca, işverenin bildirim şartına uymaması veya bildirim süresine ait ücreti peşin ödeyerek sözleşmeyi feshetmesi, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18, 19, 20 ve 21. maddeleri hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceğinden, İş Kanunu’nun 18. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 18, 19, 20 ve 21. maddelerinin uygulama alanı dışında kalan işçilerin iş sözleşmesinin, fesih hakkının kötüye kullanılarak sona erdirildiği durumlarda işçiye bildirim süresinin üç katı tutarında tazminat ödenmesi gerekmektedir. Bu durumda da işçinin işyeri ile olan hukuki bağı, iş sözleşmesinin feshi ile sona erdiğinden, işçiye ödenen kötü niyet tazminatı prime esas kazanca da dâhil edilememektedir.

Ancak, işçiye bildirim süresince iş araması için belli bir süre izin verilmesi İş Kanunu’nun gereği olup, bu süre zarfında işçi-işveren arasındaki hukuki bağ sona ermediğinden bildirim süresi içinde işçinin aldığı ücretler prime esas kazanca da dahil edilmesi gerekmektedir.

F) KASA TAZMİNATI

İşyerlerinde para veya kıymetli evrak ya da eşya muhafazası ile görevli bulunan sigortalılara muhtemel açıkları kapatmak amacıyla işverenler tarafından ödenen kasa tazminatları, ücret niteliğinde sayılamayacağından, prime esas kazançtan istisna tutulması gerekmektedir.

Ancak, kasa tazminatı niteliğinde olan ödemelerin para ve kıymetli evrak veyahut eşya muhafazası ile görevli bulunan sigortalıya ödenmesi gerektiğinden, bu tür sorumluluğu bulunmayan sigortalılara bu nitelikte bir ödemenin yapılması halinde söz konusu ödemeler prime esas kazanca dâhil edilmesi gerekmektedir.

Aşağıdaki tablo[5] buraya kadar anlatılanların özeti mahiyetindedir.

Prim Dışı Kalan Kazanç Türleri

Kazançlar

Ayni Yardımlar

Kömür, erzak, elbise ve yemek

Vasıflı Çalışma Ödevleri

Seyyar görev tazminatı, görev yolluğu, kasa tazminatı, keşif ücreti

Sosyal Destek Ödemeleri

Tamamen kapsam dışı: Ölüm, doğum, evlenme yardımları

Kısmen kapsam dışı: Yemek, Çocuk ve aile zamları[6]

Tazminatlar

İhbar, Kötü niyet, kıdem, iş sonu, iş güvencesi tazminatı, Sendikal tazminat ve ayrımcılık tazminatı

Özel Sigorta Primleri

Özel Sağlık ve Bireysel Emeklilik (asgari ücretin %30’una kadar)

2- SONUÇ

Sonuç olarak, 5510 sayılı Kanunun 80. Maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde prim matrahına dâhil edilmeyecek gelir kalemlerini tahdidi olarak sıraladığından bu kalemlerin nelere karşılık geldiğinin iyi öğrenilmesi durumunda sigorta primine esas matrah doğru hesaplanacak ve buna bağlı olarak da doğru bildirim yapılacaktır.

 


Osman ÖZBOLAT Sosyal Güvenlik Denetmeni

Bu makale 2014/Aralık e-Yaklaşım Dergisinde yayımlanmıştır.

[1] Ali Nazım Sözer, Türk Sosyal Sigortalar Hukuku, Beta Yayınları, İstanbul-2013, s. 183

[2] 16.06.2006 tarih 26200 sayılı Resmi Gazetede yayınlanmıştır.

[3] Ali Güzel, Ali Rıza Okur, Nurşen Caniklioğlu, Sosyal Güvenlik Hukuku, Beta Yayınları, Yenilenmiş 14. Baskı, İstanbul-2012, s.292,293

[4] Ömer Ekmekçi, Primlere İlişkin Hükümler, Yeni Sosyal Güvenlik Sistemi, Değerlendirmeler, İstanbul Barosu Yayınları, İstanbul, 2010, s.135

[5] Sözer, s.192

[6] Yemek parası olarak yapılan ödemelerin, işyerinde veya müştemilatında yemek verilmemesi şartıyla fiilen çalışılan gün sayısı dikkate alınarak 16 yaşından büyükler için her yıl belirlenen günlük asgari ücretin %6’sının yemek parası verilecek gün sayısı ile çarpılması sonucunda bulunacak miktarının, Çocuk zammı olarak yapılan ödemelerden; iki çocuğa kadar ( iki çocuk dahil ) çocukların 18 yaşını, orta öğretim yapması halinde 20 yaşını, yüksek öğretim yapması halinde 25 yaşını doldurmamış olmaları şartıyla veya çalışamayacak durumda malul bulunan ve Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan erkek çocukları ile yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan ve Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi bir işte çalışmayan, buralardan gelir veya aylık almayan kız çocukları için, sigortalının hizmet akdinin devam etmesi şartıyla fiilen çalışmasının olup olmadığı üzerinde durulmaksızın iki çocuğu geçmemek kaydıyla çocuk başına her yıl 16 yaşından büyükler için belirlenen aylık asgari ücretin %2’si oranındaki tutarının, Aile zammı olarak yapılan ödemelerin; sigortalının hizmet akdinin devam etmesi şartıyla fiilen çalışmasının olup olmadığı üzerinde durulmaksızın, sigortalının eşinin her hangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olarak çalışmaması ve buralardan gelir veya aylık almaması kaydıyla, her yıl 16 yaşından büyükler için belirlenen aylık asgari ücretin % 10’u oranındaki tutarının, aylık sigorta primine esas kazançların hesaplanmasında dikkate alınmaması, dolayısıyla söz konusu miktardan sigorta primi kesilmemesi, Uygun görülmüştür.

Bir önceki yazımız olan Deneme Süresinin Sağladığı Haklar ve Borçlar başlıklı makalemizde deneme süreli iş sözleşmesi, deneme süresi ve Deneme süresinde sigortalılık hakkında bilgiler verilmektedir.

Yazar: Osman Özbolat

İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Mevzuatı ile ilgili her türlü sorularınızı ve danışmanlık taleplerinizi İLETİŞİM bölümüne yazarak bize ulaştırabilirsiniz. Şirketinize ait ücretsiz teşvik analizi yaptırmak ve Sgk ve İş-Kur teşviklerinden etkin bir şekilde yararlanmak için de www.insdanismanlik.com adresimizi ziyaret edebilir uzmanlarımızdan görüş ve öneri alabilirsiniz.

Bu yazıyı paylaş

  • facebook-share
  • tweet-it
  • friendfeed
  • plus-it

yorumlar