İş Güvenliği Uzmanlığı Adaletsizliği

 

01.01.2013 tarihi itibariyle ülkemizde çalışma koşullarından kaynaklanan  “işçi cinayetlerinin” önüne geçme adına önemli bir adım atıldı. Yapılan düzenleme ile ilk aşamada tehlikeli ve çok tehlikeli işyerleri ile 50 ve üzeri işçi çalıştıran işyerleri kapsama alınarak, işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği uzmanı çalıştırmak zorunda olacaklar. 01.07.2016 tarihi itibariyle de bunların dışında kalan diğer işyerleri (apartmanlar, berberler, kasaplar vb.) kapsama dahil edilecek.

Tabii devasa nitelikteki bu düzenlemeye ülkemizde tüm sektörler dahil edildiğinden, bir anda “binlerce işyerine yetecek uzman ve hekim nasıl bulunacak?” sorusu akıllara geldi. Bu paralelde yüzlerce ortak sağlık güvenlik birimleri ve eğitim merkezleri açılmaya başladı ve teknik eğitim almış kişilere uzmanlık sertifikaları Çalışma Bakanlığı tarafından yapılacak sınavla verilmeye başlandı.

İşyerleri fazla ve çeşitli olunca uzmanlıklar da sınıflara bölündü. Bu çerçevede;

–          Çok tehlikeli işyerine A sınıfı,

–          Tehlikeli işyerlerine B sınıfı

–          Az tehlikeli işyerlerine C sınıfı uzmanlar bakacak.

Ancak hali hazırda piyasada ne kadar uzmana ihtiyaç olduğu ile ilgili ciddi bir bilimsel çalışma bulunmamaktadır. Mevcut durumda eksik görünen sayının kapatılması adına da birçok çalışma yapılmaktadır. Bu çalışmalar ekseninde piyasada ihtiyaç olan uzman açığını kapamak için, uzmanlık yapacak kişilerin nitelik sınıfları da genişletildi.

İlk olarak teknik bölüm mezunu olan ve İş Teftiş Kurulunda İş Müfettişi olarak görev yapan müfettişlere A sınıfı uzmanlık verildi. Böylesi bir karar isabetli miydi diye soracak olursanız tereddütsüz “evet, isabetliydi” diyebiliriz. Çünkü teknik eğitim almış ve yıllarca işyerlerinde teknik anlamda inceleme yapan bu kişilerin, bilgi ve birikim olarak iş güvenliği uzmanı olmasında hiçbir sakınca görülemezdi.

 Ancak bu düzenleme ile birlikte İş Teftiş Kurulunda “sosyal müfettişler” diye tanımlanan, lisans eğitimlerinde teknik eğitim almayan İş Müfettişleri ile aynı şekilde Sosyal Güvenlik Kurumu’nda görev yapan Müfettişler; teknik İş Müfettişlerine verilen uzmanlık konusunda eşitlik ve adalet ilkelerine aykırı işlem yapıldığını, Çalışma ve Sosyal güvenlik Bakanlığı’na bağlı olarak “çalışma hayatının denetiminde” bizzat bulunduklarını ifade ederek kendilerine de uzmanlık yetkisinin verilmesini talep ettiler.

“Çalışma hayatını denetleyen” müfettişler de uzman oldu

Bu talepleri 6331 Sayılı Kanunda yapılan düzenleme ile giderilmiştir. Yasal düzenleme “İş sağlığı ve güvenliği alanında görev yapmak üzere Bakanlıkça yetkilendirilmiş, iş güvenliği uzmanlığı belgesine sahip, Bakanlık ve ilgili kuruluşlarında çalışma hayatını denetleyen müfettişler ifadesi ile hayat bulmuş ve sosyal kökenli İş Müfettişleri ve SGK Müfettişlerine de “İş güvenliği Uzmanlığı” yetkisi verilmiş oldu.

Düzenlemeden sonra da yine tartışmalar bitmek bilmedi. Çünkü sosyal kökenli İş Müfettişleri ve SGK Müfettişlerine hangi sınıf iş güvenliği uzmanı yetkisi verilecekti.  Teknik eğitim mezunu İş Müfettişleri A sınıfı uzman olduğundan onlar da A sınıfı uzmanlık isterken, Kanuna istinaden yayımlanan yönetmelikle bu gruba C sınıfı uzmanlık yetkisi verilmesi ve eğitimle B sınıfı iş sağlığı ve güvenliği uzmanlığı verilmesi uygun görüldü.

İş güvenliği uzmanlığı için kriter nedir?

İş Güvenliği Uzmanlarının Görev, Yetki, Sorumluluk Ve Eğitimleri Hakkındaki Yönetmeliğe göre iş güvenliği uzmanlığı belgesi “İş sağlığı ve güvenliği alanında teftiş yapmış mühendis, mimar veya teknik eleman olan iş müfettişleri, uzman olarak çalışan Bakanlık iş sağlığı ve güvenliği uzmanları, iş sağlığı ve güvenliği veya iş güvenliği doktorası yapmış olan mühendis, mimar veya teknik elemanlar ile Genel Müdürlük ve bağlı birimlerinde mühendis, mimar veya teknik eleman olarak görev yapmış olanlara” verileceği belirtilmektedir.

Yönetmelikten de anlaşılacağı üzere “iş güvenliği uzmanı” olabilmek için belirli bir alt yapı, eğitim, bilgi ve birikimin olması ve bu konuda yapılacak çalışma ile de bir uzmanlaşmanın varlığının arandığı anlaşılmaktadır.

Eşitlik ilkesi hiç gözetilmedi

Tabii ki sosyal İş Müfettişleri ve SGK Müfettişlerine yetki verilirken teknik eğitimden ziyade, mesleklerinin ifasında iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili olarak yapmış oldukları denetimlerin, iş kazaları, meslek hastalıkları gibi konularda yürütülen incelemelerin, gözetildiği kuşkusuzdur.

Ancak düzenleme sonrası yetki verilen meslek mensuplarının ayrı ayrı uzmanlık sınıflandırmalarına tabi tutulması müfettişlerce tepkiyle karşılanmıştır. Çünkü yapılan değişiklik hali hazırda eşitlik ve hakkaniyet ilkeleri gözetilmeden yerine getirilmişti. Ve sosyal İş Müfettişleri ve SGK Müfettişlerine tabiri caizse ikinci sınıf muamele yapılmıştı. Bununla ilgili de gerekli yasal mücadelenin verileceği “haklı” olarak meslek mensuplarınca dile getirilmektedir.

Çalışma hayatının denetimini sadece Müfettişler mi yapmaktadır?

Söz konusu hususlarla birlikte diğer ve en büyük haksızlık Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın denetim görevlileri olan Sosyal Güvenlik Denetmenlerine yapıldı. 6331 Sayılı Kanunda yapılan değişiklikte Denetmenlere bırakın kısmen yer vermeyi isimleri bile anılmadı.

Bilindiği üzere Sosyal Güvenlik Kurumu’nun kayıt dışı ile mücadelede en etkin ve çalışma hayatının denetiminde birincil derece rol oynayan Sosyal Güvenlik Denetmenleri;

-SGK’nın dış denetimlerinin tamamına yakınını yapan,

–İşyerlerini sahada fiilen inceleyen,

-Uzmanlık verilen SGK müfettişleri ile birlikte iş kazaları, meslek hastalıkları incelemesini yapıp, incelemeyi baştan sona yürüterek bizzat kusur oranlarını “teknik olarak” kendileri belirleyen,

-5510 sayılı Kanun gereği İş Müfettişleri ile de aynı yetkilere sahip ve bu kapsamda incelemeler de yapan meslek mensuplarıdır.

Hal böyle iken “6331 sayılı yasa düzenlemesinden 1 ay önce” iş kazası ve meslek hastalıkları incelemeleri bir anda Sosyal Güvenlik Denetmenlerinden alınmış, bu konularda Adli Bilirkişilikler dahi yapan Sosyal Güvenlik Denetmenleri bir anda iş kazası ve meslek hastalıkları inceleme yetkisi olmayan meslek haline dönüştürülmüş; yapılan yasal düzenleme de “çalışma hayatını denetleyen müfettişler” olarak tanzim edilerek bir mesleğin yıllardır ortaya koyduğu emek, çaba ve enerji heba edilerek adeta yok sayılmıştır. Eğer eşitlik ve adalet ilkelerinin “müfettiş ünvanı” ile görev yapanlara uygulanmadığı vurgulanmaktaysa, peki Denetmenlere yapılanlar nedir?

Uzmanlık dahi verilmeyen mesleğe uzmanlık denetimi

İş güvenliği uzmanlığı konusunda sadece ünvanları farklı diye ismi dahi zikredilmeyen Sosyal Güvenlik Denetmenlerine 6331 sayılı yasa düzenlemesi sonrası bir de görev verildi: “İş güvenliği uzmanlığı eğitim kurumları ve ortak sağlık ve güvenlik birimlerinin” denetimi. Yani uzman bile olmaya reva görülmeyen bir hususla ilgili uzmanları yetiştiren birimlerin kursiyerlere verdikleri eğitimler ve mevcut durumlarının yeterli olup olmadığı Sosyal Güvenlik Denetimlerince incelenecek.

Tıpkı belirtilen denetimlere ilişkin hazırlanan rehberin sunuş kısmında açıklanan “… çalışma ve sosyal güvenlik alanında denetim yapan Sosyal Güvenlik Denetmenlerinin” bu görevi üstleneceklerinin ifade edilmesi gibi.

Sosyal güvenlik Kurumu’nun da açıkça ortaya koyduğu şekilde   “… çalışma ve sosyal güvenlik alanında denetim yapan Sosyal Güvenlik Denetmenlerinin” yasal düzenlemede “çalışma hayatının denetimini” yapan meslek sınıfı içerisinde yer almaması bütün Denetmenleri derinden üzmüştür. Umarız en kısa sürede aynı çatı altında görev yapan tüm meslek mensuplarının ayrıştırılmadan eşitlik ilkesi çerçevesinde değerlendirileceği gerçek bir değişiklik yapılır.

Bir önceki yazımız olan Sizden gelen sorular-2 başlıklı makalemizde cevaplar, iş kanunu ve SGK hakkında bilgiler verilmektedir.

Yazar: Osman Özbolat

İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Mevzuatı ile ilgili her türlü sorularınızı ve danışmanlık taleplerinizi İLETİŞİM bölümüne yazarak bize ulaştırabilirsiniz. Şirketinize ait ücretsiz teşvik analizi yaptırmak ve Sgk ve İş-Kur teşviklerinden etkin bir şekilde yararlanmak için de www.insdanismanlik.com adresimizi ziyaret edebilir uzmanlarımızdan görüş ve öneri alabilirsiniz.

Bu yazıyı paylaş

  • facebook-share
  • tweet-it
  • friendfeed
  • plus-it

yorumlar